çocuk bakıcısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk bakıcısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2015 Çarşamba

Karısının yokluğunu fırsat bilen koca bu da

Çalıştığım haftanın son birkaç gününü geçiriyorum. Bu eve bir daha dönmeyeceğim diye üzülüyor muyum? Hayır kesinlikle üzülmüyorum çünkü çok sıkıcı bir iş! O ödevler, saçma sorular,  babaanne falan hepsinden kurtulduğum için seviniyorum. Hayır yani haksız sayılmam bence bu konuda çünkü ev basıyor resmen bana. Çocukların babası ayrı bir basıyor hatta. Kadınla konuştuğumuzda kocasının en geç 8e doğru geldiğini söylemişti benim de o geldikten sonra istediğim gibi çıkabileceğini falan. Neyse ben de geçtiğimiz süre boyunca buna dikkat etmek istedim ama yok adamın sabit bir saati olmadığı için adeta süründüm. Bütün bu zaman boyunca sanki bütün arkadaşlarım anlaşmışlar gibi işten sonra çıkalım edelim falan dediler ama yok yani adam gelmedi ki bir türlü evden çıkayım. Arada bir 7 gibi geldi tamam ona lafım yok ama 9-10 gibi geldiği de oldu ama bana bundan kimse bahsetmemişti. Adam karısının yokluğundan mı yararlanıyor bu sürede anlamış değilim ama öğleden sonra 1de geldiğim şu evden 10da çıkmak sinirlendiriyor ister istemez. Bugün de artık adam yine baktım gelmiyor, saatte normaldekinden ilerledi hatta çocuklarla da yatağa girecek birazdan ama adam yok evin annesini arayıp ne yapmam gerektiğini sorayım dedim. Aslında bunu daha önce yapmam gerekirdi ama bir aile dramı benim yüzünden yaşansın istemediğim için sustum bekledim bir süre adamın düzelmesini, o düzelmedi. Kadını aradım sakin bir sesle "nasılsın chacım nasıl gidiyor çocuklarla" diye şirin bir sesle hal hatır sordu, ben de nasıl olduğunu sorup o asıl konudan önceki boş konuşmayı gerçekleştirdik sonra "eşiniz geç gelecek sanırım ben çıkayım mı geç oluyor" dedim kadın şok. Adamın numarası olsa bende onu arardım aslında ama yok, kimse vermedi numarasını hatta adam da benimkini istemedi. Neyse, kadın önce bir şaşırdı alla alla dedi başına bir iş mi geldi böyle gecikmezdi hiç falan dedi sonra benim çıkabileceğimi söyledi. Nasıl bir şanssa da ben evden çıkmadan adam eve geldi. Kızmış bana belli bir tiple benimle konuşmak istediğini söyledi, ben de kabul ettim geçtik salonda karşılıklı oturuyoruz. Adam lönk diye benim onu karısına şikayet ettiğimi ve bunun yanlış bir hareket olduğunu, ileride iş hayatına girdiğimde bunun gibi sabırsız hareketlerin sorun olacağını falan söyledi. Laflarını bitirmesini bekledim durdum ama beni şımarık kız çocuğu, ispiyoncu gibi bir konuma sokması da ayrı sinirlendirdi o kısım ayrı. Lafları bittikten sonra da ben başladım bu sefer telefon numarası olmadığından, düzensiz saatlerinin benim günlük hayatımı olumsuz etkilediğinden ve ailemin hesap sorduğundan bahsettim. Annemin geliş saatlerimin düzensizliğine takılmışlığı yok, o kısımda biraz abartmış olabilirim ama söz verdiğim arkadaşlarımı ekip durmam sosyal çevremde sıkıntıya neden oldu ne de olsa. Adam başta kabahatini kabul eder gibi oldu yarım ağızla ama sonra yine yaptığımın yanlış olduğunu söyleyip konuşmayı bitirdi. Ben de içimden kime laf anlatmaya çalışıyorum falan dedim çıktım evden. Anası bir dert oğlu bir dert resmen ailecek sorunlular diye söylene söylene eve gittim. Hayır yani evi arayıp geç geleceğini, benim de çıkabileceğimi söylese gam yemeyeceğim ama o gelmeden çıkamayacağımı bildiği halde rahat rahat takılıyor adam!

Bu arada ufaklıkla sürekli hareket halinde olmak, eve geldiğim düzensiz saatler ve yorgunluğuma rağmen inatla akşam dışarı çıkmalarım yüzünden mucizevi bir şekilde kafamı yastığa koyduğum an uyur bir hal almaya başladım. Sabah alarmım çalana kadar hiç kıpırdamıyor muyum ne yattığım gibi kalkıyorum. En son bu şekilde staj yaparken o kasa kasa süs bitkilerini, torfları falan taşırken yoruluyordum düşünün artık çocuktaki enerjinin boyutunu. Böyle çocuk olmaz, bu çocuğun annesi nasıl dayanıyor buna aklım almıyor.

10 Kasım 2015 Salı

Bir de bana çocukla konuşmasını bilmiyor diyorlar

Geçtiğimiz hafta boyunca suyum çıktı. Evin küçük oğlu Kerem biraz zor bir çocuk olsa da en sonunda cumartesi oyun oynayarak falan -erkek kuzenlerden taktik aldım- aramızı iyi bir düzelttim. Abisi zaten uyumlu bir çocuk olduğu için sıkıntımız olmuyordu ama Kerem'le ilgili sadece iki seçeneğim vardı ki biri ufaklığın kafasından tutup duvara sürtmek öteki de iyi geçinmeye başlamak. Şiddet göstermeden sorunu halletmem çok iyi oldu denebilir aslında. Bugün abisinin özel dersi olduğu için eve geç gelecek olmasıyla başladı Kerem'le sohbetimiz. İlk önce "Cha sen kaç yaşındasın?" diye lafa girdi. Şirin şirin "22 yaşıma girdim bu sene" dedim aynı zamanda o bir şeylerle uğraşırken ben de kitabıma falan bakıyordum arada ona geri döndüm. Daha sonra asıl soru geldi tabi, "Cha senin de çocuğun var mı?". Tabi bu soruyla Cha iptal, mavi ekran verdim diyebilirim. "Yok tatlım ben evli değilim" dedim aynı zamanda gelebilecek başka bir absürt sorunun tedirginliğiyle ortamdan sıvışma isteğiyle doldum taştım. "Benim blabla abim var o da seninle aynı yaşta ama çocuğu var" dedi. İyi bok yemiş dedim içimden, o yaşta iş güç, askerlik, evlilik gibi ağır sorumluluk gerektiren işlere girmiş yetmemiş bir de çocuk yapmış diye saydırdım içimden. "Olabilir Keremcim herkes blabla abin gibi erken yaşta evlenip aile olacak diye bir şey yok ya" dedim. Önce bir düşündü daha sonra "bence sen evlenemediğin için böyle diyorsun" dedi. İçimden senin ağzına gömerim bir tane çocuk diye diye güldüm cevap vermedim. Daha sonra o malum eski kafa müzelik babaannenin yanına gittik, daha doğrusu gitmeye zorlandık. Çocuklara bakmakla yükümlü olsam da kadın bana geliniymişim gibi "Cha, kızım gel şu masayı kuralım da bir şeyler yiyelim" -sadece ben kurdum-, "Cha kızım, şu yemekleri yapmama yardım eder misin" -yemeği de ben yaptım-, "yavrum çocuklar dağıtmış ortalığı ben yaşlı kadınım eğilip kalkarken zor oluyor bir yardım et sana zahmet" vb. cümlelerle baya baya bütün hafta çalıştırdı beni. Neyse, yine bir yemek faslı yüzünden Kerem'le kalktık gittik mutfağa, ben bir şeyler yapıyorum, Kerem babaannesiyle konuşuyor ama kadın pek duymuyor derken "Babaanne, Cha evli değilmiş" dedi. Hayır yani ona ne oluyorsa dert oldu ufacık çocuğa bekar olmam. Babaanne de "vardır onun kocaları" dedi Kerem şok, ben şok. "Kocalar derken ne demek istediğinizi anlamadım ben yalnız" dedim oysa anladım ne demek istediğini gayet tabi. "Konuştukların işte, çocuğa ne diyim başka? Bilmesin öyle şeyler" dedi. Hayır yani 2015 bitiyor, çocuklar artık ergenliğe girmeden cinselliği biliyor ama sevgililik kavramını mı anlamıyor, bilmiyor sanıyor o kadın? Durduk yere sinirlendirdi anlayacağınız. "Kocalar" nedir ama ya? Her şey bir kenara "koca" tabiri burada "sevgili"yle eş tutuluyorsa o çoğul eki ne oluyor? Kerem orada koptu gitti zaten "evli değildin hani" falan dedi. Babaannesinin beni bilmediğini, yanlış düşündüğünü falan söyledim. Zaten üstünde de çok durmadı ama yine de çocuğa "kocalar" demenin daha doğru olduğunu düşünen bir zihniyet sahibini aklım almıyor resmen.

4 Kasım 2015 Çarşamba

İlk günden yoran meslek mi olurmuş

Kendimi birazcık kandırılmış gibi hissediyorum. Bakıcılık kariyerimin ilk gününde öğrendim ki ben bir değil iki çocuğa bakacakmışım. Tamam, çocukların biri büyük, 11 yaşında ama diğeri 7 yaşında ve utanmasa kedi gibi vitrinin tepesine çıkıp oradan kafama atlayacak kadar hareketli. Dün okullar tatil olduğu için salı günü gidersin dediler ben de sorgusuz kabul ettim evde biraz daha pinekledim ki iyi ki dinlenmişim çünkü çocuk peşinde koşmak tam bir zulüm! Büyük olan çok şirin, ne dersem yapıyor hatta kardeşinin ödevlerinde onun yardımı daha çok oldu çünkü küçük beni zerre kadar takmıyor. Zaten ilk günden kaçıp gitmeme sebebim de o büyüğü. Bizim zamanımızda yapılmayan araştırma ve kompozisyon gibi ödevleri olması da babaannenin neden yardım edemediğini açıkça göstermiş oldu. Bu arada babaanne beni beğenmedi hatta bunu da baya belli etti. Kapalı görüşü olan bir ailenin çocuklarına baktığımı o babaanneyi gördüğüm an anlamıştım zaten. Kadın tırnağımdaki ojeden, saçımın rengine hatta eyelinerıma bile laf etti. Bizim "zamanımızda..." gibi cümleler kurdu hatta neredeyse. En azından sürekli değilim ve o kadınla bir alakam yok diye boş verdim. Yalnız o ufaklığın abisine olan tutkusu gözlerimi yaşarttı. Normalde kız çocuklarında gördüğüm o abiye olan hayranlık erkek çocuğu olmasına rağmen onda da vardı. Çocuk beni hayattan bezdirirken "kerem, ablaya öyle yapmamalısın. Şimdi benim ödevime yardım edecek o" dedi ufaklık gitti öteki odaya arada "abi bitmedi mi ödevin" demek için sadece geldi rahatsız etti. Resmen şok oldum o çocuk abisinin yanında süt dökmüş kedi oldu diye. En azından onun sayesinde iki haftam kolay geçecek diye düşünüyorum. Yalnız ufaklığın ve büyüğün okuldan gelmeleri arasında yaklaşık bir üç saatlik ara var ve ben o arada ölüyorum! Yapmasın kimse çocuk falan, hiç gerek yokmuş ben bunu anladım bugün bir kez daha. Eve girer girmez kendimi salondaki koltuğa bıraktım ve orada biraz sızmışım. Annemin "Cha yemedin bir şey, aç mısın yemek ısıtayım mı?" sorusuna "aç değilim" diye mırıltı çıkardıktan sonra "kalk git yerine yat o zaman burada iki büklüm... Gören de hamallık yaptı sanacak" diye lafını etmeden duramadı. Bir bilse hamallık yapmakla çocuk bakmak benim için neredeyse aynı...

31 Ekim 2015 Cumartesi

Çok yanlış işler peşindeyim

Çocuklarla iyi anlaştığımı kesinlikle iddia etmiyorum çünkü bazı çocuklarla aram iyi olur sadece. Bu çocuklar da genel de büyümüş de küçülmüş tipler olurlar, yani karşına alıp sohbet edebildiklerinden. Çocuk bakıcılığım da hep bu tip çocuklar arasında dönüp durduğu için pek fazla sorun yaşadığım söylenemez ama yine de bana şımarıklık yapmaya çalışıldığında kafalarına bir tekme geçirmek istediğim bir gerçek. Şimdi bu bakıcılık konusuna nereden geldin cha? diye sorarsanız, bir teklif aldım. Teklif tabi bir şirketten böyle parttime ceoluk bir şey değil, bildiğiniz kısa süreli bakıcılık. Çocuğun ödevlerine, ev içerisindeki etkinliklerine falan bakacağım annesinin olmadığı dönemde ki yalnız da değilim, çocuğun babaannesi varmış ama o ödevlerinde yarım edemiyormuş. Babası da pek takmıyor çocuğu ki annesi yokken bakıcı tutuyorlar. Para bol sanırım da neyse o kısım beni ilgilendirmez ben parama bakarım. Çocukla zamanım nasıl geçer bilmiyorum ama pazartesiden itibaren iki hafta bakacağım nasıl olacağına. Kariyerimi bu yönde çevirmem muhtemelen -hayır, kesinlikle çevirmem- ama yine de belli olmaz. İlk günden "ben ödev yapmıcam" diyerek beni kendine boğdurmazsa geçinebileceğimizi düşünüyorum aslında... Yapmaz umarım öyle bir şey.

Bugün yeni anne olan küçük yengemle bebeğin kontrolüne birlikte gittik. O arabayı kullanırken beni puset olarak kullandı aslında. Bir de kendisi tuvalete gidince çocuğu tuttum o kadar. Anlatacağım olay da tam yengem tuvalete gidince, ben ve minik doktorun kapısının önünde adımızın söylenmesini beklerken bir kadın geldi yanıma oturdu. Kaç günlük, cinsiyeti, neden doktora geldiğimiz gibi sorular sorduktan sonra "maşallah zayıf mı geçti hamileliğin? Bebek de çok ufak" dedi ve o an içimden "ya hayır ama ya" diye isyan ettim. Bebeğin annesi olmadığımı tam söyleyecekken bir de çok genç olduğum ve neden yalnız beklediğim konulu sorular sorduğu için garip bir konuma sokuldum. Çok mu kitap okuyor ne babasız doğurduğumu ya da çocuk kaçırdığımı falan düşünmüş gibi bir tipi vardı. Hayır bir de bana genç diyor ama kendisinin de 6-7 yaşlarında oğlu vardı ve o tip en fazla 28 falandı, ben gencim de o çocuğunu doğururken çok mu yaşlıydı yani? Neyse zaten hemen sonra yengem geldi onu oturttum bebeği de kucağına verip her şeyi açıklığa kavuşturdum ama kadının yaklaşımı rahatsız etmedi desem yalan olur.