ruhsal çöküş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ruhsal çöküş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2017 Pazar

Emre de olmasa...

Ailemi "bizimkileri düğünden beri görmüyorum" bahaneleriyle birkaç gün darladıktan sonra hiçbir lafı kabul etmeden yine sırt çantamı alıp Emre'nin yanına gittim. Aslında Batu ve Defne de orada ama benim şu durumda ihtiyacım olan kişinin Emre olduğunu düşünerek direkt kimseye haber vermeden onun yanına gittim. Okul bitti, mezun olduk ama çocuk bir türlü ben ve benim iniş çıkışlarımdan kurtulamadı. En son sanırım yine bu zamanlarda Serkan yüzünden üzgündüm ama bu pek onun gibi de değil. Serkan'da kabul etmeyen, bizden olmaz diye direten bendim ama Komşu çocuğunda işler bir tık farklı. Salt bir platoniklik bu sefer ki onun acısı Serkan'da yaşadığımdan daha betermiş onu anladım. Bende bir sorun mu var? Neden o da benden hoşlanmıyor? Bu gibi anlamsız soruları kendime sormadan edemiyorum. Evet, biliyorum kimse kimseyi sevmek ya da hoş bulmak zorunda değil. Keza Komşu çocuğu da sırf ben ondan hoşlanıyorum diye benden hoşlanmak zorunda değil ama bunu beynim söylüyor, kalbim kabul edemiyor. Dün işten döndükten sonra apart topar birkaç giysi alıp çıktığımda hemen apartmanın kapısında karşılaştık Komşu çocuğuyla. Bırakma karar aldığımdan beri dersleri ekmeden kendisinden köşe bucak kaçtığımı fark etmiş olacak ki ayaküstü "artık pek görüşemiyoruz" diye konu attı ortaya. Çocuğun yüzüne bakıp "aa öyle mi? Hiç fark etmemişim" desem de ondan kaçtığım açık. Hafta sonu işim olup olmadığını sorduğunda neredeyse kendimi bir yıkım içinde hissettim. Oyun hamuru gibi oynuyor sanki ama işin özünde hiçbir şeyin farkında değil! Hafta sonu şehir dışında olduğumu söylediğim zaman bile yüzündeki o aptal gülümsemeyi kesmeden "o zaman dönünce görüşürüz" dedi. İstemiyorum! Kesinlikle görüşmek istemiyorum çünkü onun düşüncesizce benimle flört etmesi beni bitiriyor. Sırf bu yüzden Cuma gecesi Emre beni kapısında buldu ya zaten. Komşu çocuğuna göre önemsiz şeyler benim için önemli. Kendime bunu anlatmaya çalışıyorum ama pek başarılı olduğum söylenemez. Emre'ye göre zamanında yaşamadığım ergenliği şimdi yaşıyorum ki bana göre de öyle ama bu şu an yaşıyor olduğum gerçeğini değiştirmiyor. Neden benimle ilgilenmediğini düşünürken oturup ağlamış değilim şimdiye kadar ama içimdeki üzüntüyü bir şekilde dışa vurmak  gerekirse ona vurmak istiyorum. Her şeyi; tanışmamızı, dersleri, flörtlerimizi, eve dönerken yol uzatmalarımızı hatırladığım derece en ince ayrıntısına kadar anlattım Emre'ye ve Komşu çocuğu için söylediği tek şey "o çocuk salak" oldu. Evet! Kesinlikle katılıyorum! Ama bu ondan hala hoşlandığım gerçeğini değiştirmiyor. Emre'ye göre çocuk aslında her şeyin farkında ve ilgi hoşuna gittiği için benim açılacağım anı bekliyor ama bana ona açılmam için gereken cesareti vermediği için bıraktım ya zaten. Bence beni o şekilde görmüyor o. O farkında olmadan sadece yakın davranıyor ben de bir dur diyenim olmadığı için kendimi fazla kaptırdım. Bu da geçecek biliyorum, şuan biraz sarsmış olsa da geçecek...