Müptela yayınlarından aldığım ilk kitapla karşınızdayım arkadaşlar. Zeynep Işıklar'ın Bal Köpüğü adlı hikayesini beğeniyle okurken Mevsim'i es geçmem doğru olmaz diye düşündüm ki o hikayede de Mevsim'in yan karakteri olan Görkem'in aşk hayatından bahsediyor. -Aslında kitap kapağındaki renklere hayran kaldığım için kolay kandım- Kitabın tanıtım bülteni;
Dört mevsimi yaşatan iki aşk hikayesi...
Bahar kadar umutlu, yaz kadar tutkulu, güz gibi durağan, kış gibi fırtınalı.
Bir yanda aşklarını itiraf edemeyen Esra ve Kaan'ın, diğer tarafta geçmişin izleriyle savaşmış Mevsim ve Tolga'nın doludizgin aşkları...
Duygusallığı ve tutkusuyla… Bazen vazgeçmişliği, bazen umudu ile Aşk'ı şaha kaldıran sayfalar arasında kaybolmak için… Her Mevsim Aşk'ı hissetmek için...
"Sadece onunla olmak, yanından bir an olsun ayrılmamak, suratı düştüğünde onu gülümsetebilmek, ağladığında ona sarılmak... Her zaman güçlü olmak zorunda kaldığı yorucu hayatında bir mola olmak... Bunların hepsi ve daha fazlası ne zaman oldu bilememek...
Zamanla olan bir şey değildi aşk.
Belki sevgi öyleydi ama aşk ilk görüşte ruhunu, beynini, kalbini sorgusuz vermekti… O'ydu. Geçmişim berbat olabilir, onu hak etmiyor olabilirim ama onu bırakamayacak kadar da bencilim."
~~
Konumuz aslında kısaca birçok romantik komedide rastladığımız azılı çapkın bir adamın aşık olması, durgunlaşması ve kendini o kadına adamasını anlatıyor.
Mevsim; anne babasını bir kazada kaybetmiş, abisiyle Ankara'da yaşayan ama daha sonra kendi ayakları üzerinde durup mesleğini yapmaya karar verdiği için İstanbul'a giden genç bir kadındır. En yakın arkadaşı Esra'nın kendi çalıştığı şirketin tasarımı olan binalardan birinde kendisine ev bulması sonucunda binanın mimarı aynı zamanda komşusu olan Tolga'yla terasta tanışır ve o noktadan sonra ikisinin de aklı birbirinde kalır.
Karakterlerin birbirini tanıyış süresi, Mevsim'in abisi Kaan'ın kardeşinin iyiliği için yaptıkları hatta Kaan ve Esra'nın aşkı ve ilişkilerin ilerleyiş şekilleri oldukça hoşuma gitti. Wattpadde hala vazgeçmeden hikaye okumaya devam etsem de bölüm içi konuların sürekli "tanışma", "sevişme", "kavga", "sevişme", "sevişme", "sevişme", "kötü olay", "barışma" ve "sevişme" olması kitap alırken beni biraz tedirgin ediyor. Tamam, insan sevişir ama hangi bakire 3 gün önce tanıştığı kişiyle yatar ki? İşte Mevsim'de bu şekilde olay gelişmiyor. Karakterlerin birbirlerine verdikleri değeri yazarımız çok güzel bir şekilde gösteriyor ve gerçekten birbirleri hakkındaki düşünceleri öğrendikten sonra bir şeyler yaşıyorlar ki bu çok hoşuma gitti.
Yazarın dili oldukça sade ve "acaba tam ne demek istedi" şeklinde kafada soru işareti bırakmayan türden. Yazım şekliyle ilgili tek şikayetim anlatım ağzının sürekli değişmesi. Birkaç sayfa Tolga'nın dilinden olayları dinlerken birkaç sayfa sonra Mevsim'den, Kaan'dan ya da Esra'dan olayları dinleyebiliyor olmamız benim pek hoşuma gitmedi ki bu tür şeyleri de sık sık dile getiriyorum zaten. Olayları çok yönlü görmek oldukça güzel olsa da karakterlerin değil yazarın anlatıcı olduğu bir dil çok daha estetik ve tatmin edici olabilirdi.
Bunlar dışında diğer yan karakterlerden olan Cemre ve Tamer çifti az görünseler de arada sıcak aile ortamı ve dostluğu hissettirmeden geçmediler. Kitap içerisinde onların aşkları hakkında üstü kapalı birçok şey görmemiz bir kenara onlar için de ayrı bir hikaye yazıldı mı ona bir bakmam gerekiyor çünkü yazılmış havası sezdirdi yazarımız. He eğer yazılmadıysa bu durum biraz üzücü olabilir tabi o ayrı bir konu.
Mevsim'i kesinlikle okumalısınız şeklinde bir tavsiyede bulunmayacağım çünkü dizi, film ve kitaplarda çok sık karşımıza çıkan bir konusu var ama romantik komedi seviyorum diyenler varsa onlar tabi ki de bakmalı Mevsim'e.
Edit: Biraz geç gördüm ama Cemre ve Tamer'in de kendilerine ait hikayeleri varmış, ilgilenen olursa şuradan ulaşabilir.
Mevsim; anne babasını bir kazada kaybetmiş, abisiyle Ankara'da yaşayan ama daha sonra kendi ayakları üzerinde durup mesleğini yapmaya karar verdiği için İstanbul'a giden genç bir kadındır. En yakın arkadaşı Esra'nın kendi çalıştığı şirketin tasarımı olan binalardan birinde kendisine ev bulması sonucunda binanın mimarı aynı zamanda komşusu olan Tolga'yla terasta tanışır ve o noktadan sonra ikisinin de aklı birbirinde kalır.
Karakterlerin birbirini tanıyış süresi, Mevsim'in abisi Kaan'ın kardeşinin iyiliği için yaptıkları hatta Kaan ve Esra'nın aşkı ve ilişkilerin ilerleyiş şekilleri oldukça hoşuma gitti. Wattpadde hala vazgeçmeden hikaye okumaya devam etsem de bölüm içi konuların sürekli "tanışma", "sevişme", "kavga", "sevişme", "sevişme", "sevişme", "kötü olay", "barışma" ve "sevişme" olması kitap alırken beni biraz tedirgin ediyor. Tamam, insan sevişir ama hangi bakire 3 gün önce tanıştığı kişiyle yatar ki? İşte Mevsim'de bu şekilde olay gelişmiyor. Karakterlerin birbirlerine verdikleri değeri yazarımız çok güzel bir şekilde gösteriyor ve gerçekten birbirleri hakkındaki düşünceleri öğrendikten sonra bir şeyler yaşıyorlar ki bu çok hoşuma gitti.
Yazarın dili oldukça sade ve "acaba tam ne demek istedi" şeklinde kafada soru işareti bırakmayan türden. Yazım şekliyle ilgili tek şikayetim anlatım ağzının sürekli değişmesi. Birkaç sayfa Tolga'nın dilinden olayları dinlerken birkaç sayfa sonra Mevsim'den, Kaan'dan ya da Esra'dan olayları dinleyebiliyor olmamız benim pek hoşuma gitmedi ki bu tür şeyleri de sık sık dile getiriyorum zaten. Olayları çok yönlü görmek oldukça güzel olsa da karakterlerin değil yazarın anlatıcı olduğu bir dil çok daha estetik ve tatmin edici olabilirdi.
Bunlar dışında diğer yan karakterlerden olan Cemre ve Tamer çifti az görünseler de arada sıcak aile ortamı ve dostluğu hissettirmeden geçmediler. Kitap içerisinde onların aşkları hakkında üstü kapalı birçok şey görmemiz bir kenara onlar için de ayrı bir hikaye yazıldı mı ona bir bakmam gerekiyor çünkü yazılmış havası sezdirdi yazarımız. He eğer yazılmadıysa bu durum biraz üzücü olabilir tabi o ayrı bir konu.
Mevsim'i kesinlikle okumalısınız şeklinde bir tavsiyede bulunmayacağım çünkü dizi, film ve kitaplarda çok sık karşımıza çıkan bir konusu var ama romantik komedi seviyorum diyenler varsa onlar tabi ki de bakmalı Mevsim'e.
Edit: Biraz geç gördüm ama Cemre ve Tamer'in de kendilerine ait hikayeleri varmış, ilgilenen olursa şuradan ulaşabilir.
