aşerme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşerme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Nerde benim abur cuburlarım

Size de olur mu bilmiyorum ama bana özellikle son zamanlarda sürekli "bir şeyler canım çekiyor ama ne?" şeklinde bir his geliyor. Şuan bile saat kaç olmuş normalde kalkıp bir bardak su içmeye üşenen ben defalarca mutfağa gidip baştan aşağı karıştırdım istediğim şeyi bulabilmek için. Buzdolabının kapağı bozulacak hatta benim yüzümden öyle bir haldeyim. Ama tabi bulamadım bir şey o ayrı mesele. Aslında içimden bir his abur cubur istediğimi söylüyor ama %100 emin olduğum söylenemez. Öyle düşünmüş olma sebebim de aile üyelerimin o tür şeylere kesinlikle karşı olması. Ben hayatımın ilk jelibonunu liseye geçtiğinde arkadaşının ikramıyla yemiş bir kızım düşünün artık gerisini. Hala unutmam bir keresinde 6-8 yaşlarındayız abimle anneme ağlamıştık resmen mcdonaldsa gidip çocuk menüsü almak için. Sonra ısrarımızdan sıkıldığı için götürmüş ondan sonra 2-3 yıl bir daha hiç gitmemiştik. Evde yapıyordu o bize ve sürekli dışarıda yediğimizin içindeki kötü şeylerden bahsediyordu. Yani annemin yaptığı sağlıklı ama oradaki zararlı şeklinde. Aslında biraz doğru ama bizi bu konularda bu derece sıkmış olması bizim daha sonra fena halde açılmamıza sebep oldu. Öyle ki ben bir ara lisede her gün burger yiyordum. Övünüyor muyum? Kesinlikle hayır ama içte kalmış bir ukde ye ye bitmiyordu zaten daha sonra bir bıraktım tam bıraktım ağzıma sürmüyorum artık. Bir hayatımda hep olan ve hala çıkarmamış olduğum pizza var o da kalsın zaten başka yok çünkü. Neyse, sonuç olarak burada şuan canımın çektiği şeyi bulamadığım için sürünüyorum. Bulsam ne olduğunu sabah koşarak giderim markete ama buzdolabının kapağını açıp dakikalarca baktıktan sonra kapatmaktan başka bir şey yapmıyorum. Kendi evimde olsam ağzıma layık bir şey illa bulur, yer, yatağıma geçerdim ama uzunca bir süre bulamayacakmışım gibi görünüyor istediğimi.

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Yine bir aşerme günüydü

Daha önceki yazılarımın birinde aşermelerimin çok aşırı seviyede olduğundan bahsetmiştim. Bugün de sabah gözlerimi patatesli gözleme diye açtım ama tereyağ olmadan yapılmış, hafif bir gözleme. Sabah kahvaltı etmeyip öğlen yemekhane ya da kantine saldıran biriyimdir normalde ama canım gözleme istiyor ya elim başka hiçbir şey almaya gitmedi. En sonunda halime acıyan arkadaşlarım çıkışta birlikte yeriz diyerek beni avutmaya başladılar derken dersler "gidicez dimi gerçekten?" ve "of bi bitemedi şu ders açım ben!" şeklinde yakınmalarımla geçti, bitti. Çıkışta herkesten bir kazık yiyerek sadece Batu'yla kaldığımı bir kenara not etmek istiyorum ama. Sanırım insanları bütün günkü şımarık tavrımla kendimden soğuttum ama o gözlemeyi yemezsem ölebilirdim! Neyse, çevreye sordura sordura bulduğumuz gözlemeciye kendimizi attık Batu'yla ki bugün hava anlamsız derecede sıcaktı (gölgeler iyiydi ama). Yeri ararken ikimiz de buharlaşıp uçacaktık hatta arada garibim "patatesli pide olsa olmaz mı? Ya da börek? Bak börekçi var burada hem onu bir ye belki tatmin eder" diyerek ikna etmeye çalıştı beni ben de triplere girip onu yollamaya çalıştım tabi. Bir an kendimi onu zorla yanımda tutuyormuş gibi hissedip vicdan da yaptım iyi bir duygu karmaşası oldu ki bunların da bütün suçlusu pms. Gözlemecilerdeki tipik otatintik havayı bilirsiniz sedirler, iskemleler, tülbenti başında teyzeler ve daha birçok şey. Bizim gittiğimiz yer de öyle bir yerdi işte. Siparişi ben küçük bir çocuk gibi verdim yerimde zor oturuyorum falan siparişler geldi ben yumuldum iki gözlememe. Zaten asıl olay da orada patlak verdi. Gözlemeleri yapan teyze Batu'ya "hanım kız hamile mi?" diye sordu. Tamam göbeğim var kabul ediyorum ama saklayabildiğim bir şey öyle önümden yürüyen bir şey değil ki. Ne hamilesi ya? Ben kızıp teyzeye cevap vermezken Batu güldü hem de baya güldü. Tabi arada "obez oldun diyorum ben sana sen hala yiyorsun" şeklinde şeyler söylüyor. Benim moral oldu mu altüst. Biraz daha zorlasa oturup ağlarım gibi hissederken teyzenin ağzından "çok da gençsiniz, kaçıp mı evlendiniz" gibi bir soru çıktı. Batu'nun gülmesi kesildi tabi o an kadın kaptırdı gidiyor diye. Dedi işte "yok teyze arkadaşım o benim, canı çekti konusu açılınca yiyelim dedik" falan diye sıralıyor bir şeyler. Teyze inanmadı ama "ailenizin gönlünü alın evladım, küs kalmayın olmuş bir hata büyütmeye gerek yok" diye öğütte bulundu. Çıkarken Batu hala "kadına bak iki dakikada 3 sezonluk Türk dizisi senaryosu yazdı kafasından, bizi de başrol yaptı" dedi. Tabi o nereden bilsin Türk teyzesindeki potansiyeli şok oldu tabi. Ben kafasına takmamasını falan söylerken başladı yine aldığım kilolardan bahsetmeye, dalga geçmeye. Bir de pişkin pişkin "şu göbekle aşerdim aşerdim dersen tabi hamile derler sana" diyor. Geçirdim omzuna önden hızlı hızlı yürüdüm. Attı kolunu omzuma sırıta sırıta yürüyüp hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam etti ama benim tribim hala devam ediyor. O farkında değil ya da kale almıyor ama olsun şu ara kendimden her şeyi beklerim ben. Trip atmam diyen ben onu bile yapıyorum daha ne olsun dimi ama.
Bu arada bütün gün hiçbir şey yemeyip iki gözlemeyi mideye indirince vücudumun isyan ettiği bir gerçek. Bu kadar ağrıdığına göre istediğim kadar hafif değilmiş ama olduğu kadar artık ben tatmin oldum ne de olsa.

Otobüsle giderken bir kız gördük Batu'yla küçük bir şey, liseye gidiyor olabilir ama minicik ve saf bir şey böyle. Yanında abla abla dediği (kendinden en fazla 2 yaş büyük) bir kızın sorgusu altında utana sıkıla sevgilisini anlatıyordu. Ben de dinledim tabi kaçırır mıyım.. Kızlardan büyük olan "e yok mu fotoğrafı" diye sorunca küçük olan kıpkırmızı kesildi. "Ya aslında var ama utanırım" falan dedi hatta ki orada ben kafamı Batu'nun omzuna gömüp gülmemi saklamaya çalışıyordum. Nasıl bir fotoğraf ki utanıyorsun kızım diyesim geldi o an ama sessizliğimi korudum tabi. Sonra küçük olan bir şeyler gösterdi, büyük olan tatmin olduğunu gösteren sesler çıkardı falan küçük kız devam etti "güvenlik görevliliği yapıyor, spora falan gidiyor sürekli bu yüzden çok görüşemiyoruz" diye minik bir yakınmada bulundu. Büyük olan da çalıştığını duyunca "kaç yaşında ki çalışıyor?" dedi küçük olan yine kafasını eğerek "şey... abla... 88'li" dedi. Haydaaa dedim içimden bu kız 98'li desek hadi taş çatlasın 96'lı ne yapsın 27 yaşında adam bu çocuğu? Neyse dedim yine çocuk genç seviyor demek ama gözüme de batmadı değil hani. Bir de kız konusunu açmaya utanır bir tipken yanında kendinden oldukça büyük birini bulundurması... Bana biraz uygunsuz geliyor bu tür şeyler. Aslında yaşla derdim yoktur ama gelişmişlik olarak uymuyor belli yaş aralıkları. Örneğin 20 yaşındaki bir kız 25-28 yaşında biriyle olursa bu oldukça normal gelir ama 17 yaşında bir kız 23-25 yaşında biriyle birlikte olunca durum gözüme pek mantıklı görünmüyor.

Kısaca günümün özeti, aç kalmak, aşermek, yürümek, trip atmak ve insanları dinlemekle geçti. İyiydi güzeldi ama bitmeyecekmiş, geri dönmeyecekmişim gibi hissettim bugün.