Merhaba arkadaşlar, 3 gün boyunca erkek arkadaşından haber alamadığı için sinir krizleri geçiren bir Cha var karşınızda. Aslında hala alamıyor değilim, aldım haberi öğrendim sorunun ne olduğunu yoksa o sinirle buraya gelip post giremezdim doğrusu. Ben pamuk ipliğine bağlı bir sinirle "ne olacak bizim bu halimiz? Düzelecek miyiz? Yürütebilecek miyim?" acaba diyerek günlerimi geçirirken aynı zamanda işlerimi yoluna koymaya çalışıyordum. Daha sonra işten geç saatte çıktığım bir gün yazdım ben buna ama bir cevap alamadım. Neyse dedim önemli değil cevap yazmayı unutmuş olabilir çünkü aynısını ben de yapıyorum, diğer gün olduğunda işten sonra bir planı olup olmadığını sormak için bu sefer aradım ama telefonu açmadı... Tamam dedim yine müsait olmayabilir, telefon başında benim aramamı beklemiyor sonuçta. Bu şekilde 3 gün boyunca hiçbir şekilde cevap alamayınca kendisinden en sonunda yeter dedim bir şekilde kendisine ulaşmam gerekiyor! Tartışma yok bir şey yok neden bir anda hayatından çıkarıldım merak ettim açıkçası. Aynı zamanda acaba başına bir şey mi geldi diye de düşünüyorum tabi o ayrı mesele. Fatih'in yakınından birini arayıp nerede olduğunu sormak benim düşüncemde çok doğru olmasa da iş yerine gidip oradaki arkadaşlarından birine sorsam daha iyi olabilir diye düşündüm ve çalıştığı yere gittim. Hasta olduğunu söylediler... Adam iş yerinde herkesin içinde yığılıp kalınca birkaç gün izin vermişler kendini toparlasın diye. Son zamanlarda aşırı yorulduğunu ve biraz da rahatsız olduğunu biliyordum doğrusu ama bu şekilde hasta olduğunu düşünmemiştim hiç. Hemen kalkıp evine gittim tabi ne kadar komşularından kaynaklı onun evine gitmemi pek sevmese de (ailesine yetiştirileceğinden tedirgin oluyor) kalktım gittim. Kapıyı alacaklı gibi çalıp açmasını sağlamak biraz zor olmuş olsa da korkunç bir durumdaydı diyebilirim. Sanki yataktan kalkmış ama tekrar yatağına gidemeden yolda tekrar düşecekmiş gibi bir hali vardı. Gözleri yarı açık yarı kapalı "senin ne işin var burada" dedi gibi oldu ama sonra benim cevabımı dinlemeden odasına gidip kendini yatağa, yorganın içine attı. Doktora gittin mi diye sordum "yok" dedi, yemek yedin mi diye sordum "yok" dedi ilaç aldın mı dedim ve ona da "yok" diye cevap alınca sıvadım kolları tam bir hasta bakıcı oldum. Abime yalan söylemekten hoşlanmamış olsam da Mine'de kaldığımı söyleyerek bütün gece ateşini bile kontrol ettim iki gün boyunca. Şuan iyi mi derseniz hala hasta ama kesinlikle doktora gitmeye ikna edemiyorum. Geldiğim günkü halinden çok daha iyi belki ama inat ki ne inat! Tam olarak deli ediyor beni ama müdürüme yarın için gelemeyeceğimi söyledim bile. Ne kadar inat olsa da onu evde kesinlikle kendine bakmayacağını bildiğim bir şekilde bırakıp gidemem, gitsem de sadece gitmiş olurum hiçbir işe yaramam. Şuan bile tıs tıs uyuduğunu bildiğim halde salonda bilgisayarın başına geçtiğim için kendimi kötü hissediyorum. Bir süre daha yanından ayrılamayacakmışım gibi geliyor ya bakalım...
hasta bakıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hasta bakıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Aralık 2018 Pazartesi
12 Ekim 2015 Pazartesi
İçine prenses kaçmış senin
Hayatıma ne kadar erkek girmişse (bu dayı olur abi olur arkadaş, sevgili vs.) hepsi grip bile olsa sanki dünyanın en kötü hastalığına yakalanmış gibi tepki veriyor. Abim bu prenseslik konusunda bir numara diyebilirim ama. Adamın pazartesi akşam annemi arayıp "anne ben iyi değilim, hiçbir şey yapacak halim yok" demesi üzerine annem tarafından abimin okul diye geldiği ama bir türlü mezun olamadığı şu karadeniz şehrine geldim. Nasıl sevmiyorum burayı belli değil tabi o kısmı geçiyorum.
Arkadaşlar abime dayanamıyorum ben. Normal bir insan şimdiye kadar düzelirdi ama o düzelmiyor! Hatta bence daha kötü oldu çünkü prensesliği yanına bir de huysuzluk geldi. Ne isteği bitiyor ne saçmalaması! Yelda'yı aradım gelsin o baksın sevgilisine diye ama o da okulunu bahane etti diye gelmedi. Yani kaldım bir başıma abimin yanında. Yemeği, bulaşığı, çamaşırı falan olsa sadece keşke ama huysuz bir abi... Düşman başına resmen. Sabah tarhana çorbası istedi ben de annemden tarif alıp yaptım mesela ama sonra vazgeçmiş beyfendi keşke tarif aldıktan sonra başlarken ona söyleseymişim de başka bir şey istediğini söyleseymiş. Nereden öğreniyor bu tür nazları bir anlasam gam yemeyeceğim ama bizde tripli, nazlı insan da yoktur ki ona benzesin.
Bir de ipe sapa gelmez arkadaş grubu var tabi abimin. Normalde kesinlikle benimle tanıştırmadığı ama şimdi onun evine gidip geldikleri için mecbur tanıştığım kişiler... Geçtiğimiz senelerde birlikte bir kaza geçirmiş ve abim kırık bir kolla gezmek zorunda kalmıştı ama arkadaşlığı devam ediyor. Ayaklı kül tablası gibi hepsi. Bir de gerzekler ki sormayın kovuyorum anlamıyorlar falan çok sinir bozucular! Abim bir an önce iyileşse de şu nazlardan ve triplerden kurtulsam keşke.
Arkadaşlar abime dayanamıyorum ben. Normal bir insan şimdiye kadar düzelirdi ama o düzelmiyor! Hatta bence daha kötü oldu çünkü prensesliği yanına bir de huysuzluk geldi. Ne isteği bitiyor ne saçmalaması! Yelda'yı aradım gelsin o baksın sevgilisine diye ama o da okulunu bahane etti diye gelmedi. Yani kaldım bir başıma abimin yanında. Yemeği, bulaşığı, çamaşırı falan olsa sadece keşke ama huysuz bir abi... Düşman başına resmen. Sabah tarhana çorbası istedi ben de annemden tarif alıp yaptım mesela ama sonra vazgeçmiş beyfendi keşke tarif aldıktan sonra başlarken ona söyleseymişim de başka bir şey istediğini söyleseymiş. Nereden öğreniyor bu tür nazları bir anlasam gam yemeyeceğim ama bizde tripli, nazlı insan da yoktur ki ona benzesin.
Bir de ipe sapa gelmez arkadaş grubu var tabi abimin. Normalde kesinlikle benimle tanıştırmadığı ama şimdi onun evine gidip geldikleri için mecbur tanıştığım kişiler... Geçtiğimiz senelerde birlikte bir kaza geçirmiş ve abim kırık bir kolla gezmek zorunda kalmıştı ama arkadaşlığı devam ediyor. Ayaklı kül tablası gibi hepsi. Bir de gerzekler ki sormayın kovuyorum anlamıyorlar falan çok sinir bozucular! Abim bir an önce iyileşse de şu nazlardan ve triplerden kurtulsam keşke.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
