Hani bazı küçük çocuklar için 'büyümüş de küçülmüş' derler ya, öyle bir olgunluk gösterirler çünkü, bu cümlenin bir de 'küçükmüş de büyümüş' şeklinde bir versiyona ihtiyacı var özellikle benim abim için. İkimiz kalmaya başladığımızdan beri kendi çapımızda ev ekonomisi yapmaya çalışıyoruz. İkimiz de fazla evde kalmadığımız için faturalar olsun mutfak masrafları olsun kendi içimizde bölüyoruz. Faturalar bir kenara özellikle mutfak alışverişinde ekonomi yapamadığımızı fark edince oturup bu konuda neler yapabiliriz diye tartışmaya başladık ve en sonunda her gün eksik ne varsa getir uygulamasıyla değil de haftada bir toplu alışverişlerle daha uygun olanı almaya karar verdik. Çünkü en başta evde neredeyse ikimiz de durup yemek yemiyoruz ama nasıl oluyorsa para en çok mutfak için gidiyor... Dün akşam söz verdiğimiz gibi akşam marketin önünde buluştuk. Benim elimde eksik listesi, onun elinde market arabası oradan oraya gidiyoruz. Bir ara arkamı dönüp baktığımda listede olmayan ama sepette olan birkaç şey dikkatimi çekti ve abime dönüp sordum "bunlar neden" diye. Lazım bunlar lazım demeye başladı ben sorunca da. Allah aşkına bir insanın gummy jackpot, jelibon, büyük m&m vb abur cuburlara ne kadar ihtiyacı olabilir ki? Hem de aynı anda... Yüzüne bakıp "bir çocuk kafilesi falan mı gelecek de benim haberim yok" dedim "yoo evde aradığımızda, canımız çektiğinde bulunsun işte" dedi. Annem görse şu davranışı "ben sizi böyle mi eğittim" der dizlerine vura vura ağlar. Hayır abim de ben de şekerleme sevmeyiz, kesin sırf gözüne güzel göründü diye doldurdu sepeti. Onun liste dışı aldığı her şeyi geri koyduktan sonra devam ettik alışverişe ama sebze bölümü tam bir curcunaydı. Yok kereviz alma, pırasa pişirme, o kadar otu kim yiyecek diye mızmızlandı durdu. En sonunda "yahu bırak beni sebzelerimle baş başa sen yemezsin onları" diyerek reyonun dışına bıraktım onu. O dondurulmuş köfteleri sepete doldururken ben ses çıkarmadım şu vejetaryen halimle o bana laf ediyor. Neyse, alışverişin büyük kısmı abimin sepete gizli gizli koyduğu şeyleri ayıklamakla geçti ki normal alışverişi sevmeyen adamın market alışverişini sevdiğini görmüş olduk. Çocuk gibi ya, abim diye demiyorum ama tam bir şapşal kendisi.
