sahil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sahil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2015 Cumartesi

Farklı tatil anlayışları

Geçen haftanın büyük bir kısmı sahil kenarında, gezerek ve diğerlerine göre az da olsa çadırda pinekleyerek geçti. Aslında çadır kısmı daha çok olur diye düşünmüştüm ama buna pek fırsat verdikleri söylenemez bir noktadan sonra. Neyse, tatil yapan birçok çift ve aile dikkatimi çekti bu süre boyunca ki bazıları gözüme gerçekten ilginç göründü. Bunlardan iki tanesi var ki nasıl tanımlayacağımdan emin değilim.

İlk ve en çok gördüğüm tip, sahilde kitap okuyanlar/okuyabilenler. Tamam kitap çok güzel bir şey her fırsatta okunabilir ki ben sokak ortasında, banklarda, otobüslerde vb. birçok yerde okurum ama sahilde o iş baya zor. Neden diye soracak olursanız da sebebi belli aslında. Birçok insanın denize girdiği, oyunlar oynadığı, sürekli bir ses ve en önemlisi sıcağın en yoğun olduğu yerde nasıl odaklanıyor o kişiler aklım almıyor. Ben yerimde bir türlü oturmadığım için belki okuyamıyorumdur diye düşündüm en başta ama yok şemsiyenin altında bile güneşi iliklerime kadar hissederken odaklanmak imkansız. Amat sırf bu yüzden peşimde her yere sürüklendi ama bitemedi. Tabi olay sadece odaklanma sorunu da değildi, ıslak ıslak kitaba mı dokunulur ya? O kitap ıslanır, bozulursa nasıl yine aynı şevkle tekrar elime alırım? Başkasını bilmem de ben alamam o kesin.
Bu arada instagram, tumblr vb. sosyal medyada paylaşmak için çekilen bacak, deniz ve kitap üçlemesi yapanlardan bahsetmiyorum. Hani gerçekten kitap okuma şeklini alıp okuyanlardan bahsediyorum.

Diğer gördüğüm ve hayret ettiğim kişilerse işlerini asla bırakmayan insanlar. Bir kadın gördüm güneşlenen, kadın her şeyiyle mükemmel bir görüntüye sahipti falan ama güneşlenmek bir kenara denize sadece kendini ıslatmak için girdiğini gördüm bir kere o kadar. Onun dışında sürekli telefonla hararetli bir şekilde konuşurken, tabletinde bir şeyler inceleyip tekrar telefonuyla ilgilenirken falan gördüm ki kadını göz ucuyla incelemedim baya bildiğiniz bütün dikkatim onun üzerindeydi. Ama o kadın belki de tek tatil günü olan o hafta sonunu işe ayırdı. Bu şekilde olan aile babaları da çok gördüm. Biraz çocuklarıyla ilgilenip daha çok işiyle ilgilenen. E tatil ama dimi insanlar bu kadar işkolik olmak zorunda mı? Yazık değil mi o tatil diye bağıran bünyelerine? Neyse kendi bilecekleri iş tabi de yine de garip göründü gözüme her yerde işle ilgilenen insanlar görmek.

Bu iki insan tipi dışında ister istemez incelediğim üçüncü tür de çiftler. Zırt pırt öpüşüp koklaşan, birbirine sarılan çift görmekten gına geldi. Hele bir de bir tanesi hemen yanımdaydı ki yeter dedim bir ara. Tamam seviyorsunuz, muhteşem çiftsiniz, hiç sorununuz yok anlıyorum ama can çekiyor işte, kıskanıyorum. Hemen dibimdeki çift abim ve Yelda olduğu için yeterince çemkiremedim de zaten. Abimin suratına "abi yeter artık siz öpüştükçe benim de birine yapışasım geliyor" diyemezdim herhalde. Hoş deseydim muhtemelen abim de bana bir tane yapıştırırdı ya neyse artık. Sonuç olarak aşk, sevgiliyle tatil falan hoş şeyler, güzel şeyler ama çevredeki insanları da azıcık düşünse şu çiftler nasıl mutlu olacağım belli değil.