yeni çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2018 Çarşamba

Daha kötü olmaz herhalde?

Sanırım yılın ilk çeyreği blogdan kopmak gibi bir huy edindim. Şubat ayına bir bakayım dedim ve hiçbir şey yazmadığımı gördüm! Bir şey olmadığından mı dersiniz, hayır bir şeyler oldu doğrusu ama nedendir bilinmez gelip yazmamışım. Şubat ayında neler mi oldu? İlk olarak benden duymaktan bıktığınız Komşu Çocuğu'nun sevgilisiyle tanıştım. Ayaküstü bir tanışma oldu ama kızın hal ve tavırları beni o kadar itti ki içim rahatladı. İçimin neden rahatladığını sormayın çünkü ben de pek bilmiyorum. Sadece Komşu Çocuğu ne kadar çekerse o kızdan ben o kadar mutlu olacakmışım gibi bir hissim var. Belki son atağımı onların ayrılığına yakın yapmak gibi bir plan vardır alt bilincimde ama o kısım biraz şaibeli. Bunun dışında şuan biriyle görüşüyorum. Benim başka birinde aklımın olduğunu biliyor o kişi ama kim olduğunu ya da nasıl biri olduğunu sormadı hiç ve açıkça ikimiz de aynı durumdayız dedi. Hatta "bırak çekeceksek ikimiz de aynısını çekelim belki karşılıklı düzeliriz" dedi. Kendisine sevgilim diyemem ama sıkça zaman geçirdiğimiz bir gerçek. Mine çocuğu hiç sevmedi hatta durumu bir üst seviyeye taşıyıp ondan abime bahsetti ve abim de kendisini hiç sevmedi... Hoş abim genelde benim yanımda kim olsa sevmiyor ama bu sefer "ama bu çocuk nefes alıyor!" diye saldırabilecek bir nefreti var, sebebini anlamadım. Geçtiğimiz pazar birlikte kahvaltı yapalım dedim diye 8'de kapıma dayandı ve beni o yeni uyanmış halde gördükten sonra bile kaçıp gitmedi ya sanırım her halimi kabul edebilir dedim içimden. Ben hazırlanırken ve o da salonda kedilerle oynarken abimin odasında uykusuna devam etmesi büyük şans oldu benim için yoksa peşimizi bırakmazdı. Bir de abimin yeni uyandığı bir anda tanışmaları da ciddi bir eksi olabilirdi ama Komşu Çocuğu'nun aksine o kedilerimle çok iyi anlaştı. Ki normalde benim kedilerimin biriyle anlaştığı pek görülmüş şey değildir. Neyse, arabanın içinde kahvaltı için nereye gitsek muhabbeti yaparken en son Salacak'ta yağmur yüzünden arabada kısılı kaldık. Zaman zaman önceden de vakit geçirdiğim biri olmasına rağmen onu o kadar tanımadığımı her konuşmamızda fark ediyorum. Bana Komşu Çocuğu'nu unutturmuş değil ama şuan için ne benim ne de onun öyle bir gayesi yok zaten. Başta onun ilgisini kullanıyorum gibi hissetmiş olsam da en azından bunun hakkında endişelenmemem gerektiğini kendisi açıkça söyledi. İkimiz de kartlarımızı açık oynuyoruz diyebilirim. Şu noktadan sonra yakın iki arkadaş mı oluruz yoksa bir şeyler denemeye çalışırken elimize yüzümüze mi bulaştırırız bilmiyorum ama zamanla görmüş olacağız artık. 

4 Ekim 2017 Çarşamba

Sen kimlerdensin

Bugün eve gelirken apartmanın önünde kocaman bir araç ve insanlar görünce anladım apartmana birinin taşındığını. Bizim apartmanın sakinleri düşünüldüğünde en genç daire bizimki diyebilirim. Genel yaş ortalamasını baz alırsak 70 civarı bir sayı çıkar ki bu rakamı 70e indiren ben ve abim. Taşınan kişilerin de aynı şekilde yaşını başını almış bir çift olduğunu düşünmüştüm ki çok da öyle olmadığını biraz kurcalayınca anlamış oldum. İlk önce oradan oraya koşturan genç bir çocuk görünce oldukça şaşırdım çünkü kimse bizim sokağa yalnız bir genç olarak taşınmaz. Anında teyzeler basar o evi ki ev sahibi eski komşumuz olduğu için bekara ev vermeyeceğini de biliyordum. Yalan söylemeyeceğim, çocuğu gördüğüm an aklımdan geçen ilk şey "acaba yeni evli falan mı? Eşi nerededir ki? Çok hoş çocukmuş" oldu. Merdivenlerde yamahanın akustik duvar piyanolarından birini taşıdıklarını gördüğümde kalbimden vurulmuşa döndüğümü söyleyebilirim! Çocuğun hala evli olduğunu düşündüğüm için gidip konuşma başlatma konusunda baya bir tereddüt etsem de sormadan asla öğrenemem diyerek gittim yanına sanki her şey ortada değilmiş gibi "yeni taşınıyorsunuz sanırım" diye şirin şirin sordum. Kim bilir kaç saattir adamlarla uğraştığından olsa gerek biraz bıkmış bir halde olsa da gayet güler yüzle konuştu benimle aynı zamanda adamları kontrol etti. Başına dert olmayayım çocuğun işlerini halletsin diye klasik yardım teklifimi sunup evime girdim ama görseniz cama yapıştım izliyorum, yan daireyi dinlemeye çalışıyorum falan baya liseli merakıyla izliyorum çocuğu. 

Akşam olduğunda baktım çocuk hala tek, geleni gideni yok annemin abim için yaptığı keki kestim koydum bir kaba anneme de "insanlar şimdi yorgundur bir şeyler atıştırsınlar" gibi bir şeyler dedim. Kadın "e yemeğe çağıralım o kadar endişelendiysen" dedi ama tanımadığım etmediğim adamı da evimize alacak halim yok. Hiç sevmem gereksiz yere kurulan misafir sofralarını. Elimde kek gittim çaldım kapıyı arada da anneme bakıyorum kadın yanlış fikirlere kapılmasın diye çünkü beni bir erkekle görmeyeli oldukça uzun zaman oluyor. Artık erkek sinek geçse yanımdan "ee Cha ne diyorsun" modunda geziniyor. Neyse gittim kapıya çaldım dedim bir şeyler atıştırmak istersiniz belki ehe ehe  falan diyorum ama görseniz siz benim adıma utanırsınız. Amacım da kapı önünde ayaküstü gerekli bilgileri alıp dönmek yani çok durmama gerek yok diyorum kendime ama çocuk teşekkür edip bir de içeri çağırmaz mı! Girmeyecektim aslında ama baktım cebimde evin anahtarı var girdim hemen. Minik bir sohbet muhabbet sırasında ailesiyle yaşayacağını ama onların İstanbul'a daha gelmediğini, kendisinin yükseklisans yapacağını ve müzik öğretmeni olduğunu öğrendim. Piyano dikkatimi çekmişti zaten diyince bir de çellosu olduğunu söyledi hatta şakayla karışık "sesten kusura bakmazsınız artık" dedi. Aslında kendisi birkaç aydır buradaymış hatta bir kursta özel ders bile vermeye başlamış boş zamanlarını değerlendirmek için ama evin ayarlanması, eşyaların gelmesi derken anca taşınabildiklerini söyledi. Daha doğru dürüst kimseyi tanımadığını da söyleyince gözlerim yerinden çıkacaktı neredeyse. Müziğin her kızı olmasa da büyük bir kitleyi kendine çektiği gibi bir gerçek var malum. Ben de ilgili olduğumu göstermek için konuşmaya hemen üniversiteye başladığımda ben de bir hevesle çelloya başladım ama devam edemedim diye konuşunca hemen "çellon varsa ben yardımcı olurum sana" dedi. Kendime zaman geçirmek için yeni şeyler ararken tam karşıma öğretmenin oturması gerçekten benim şansım sanırım. Dersleri nerede nasıl verdiğini sorup kursunun adresini alıp hoş bir sohbetten sonra eve geçtim. Konuşma yaklaşık yarım saat sürse de içim kıpır kıpır oldu desem yeri. Sanırım ben bu çocuğu tanımak istiyorum.