hoş sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hoş sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2016 Çarşamba

Trafik değil bu park alanı resmen

İstanbul'da yaşayan ya da yaşamayan herkes illa buradaki trafiğin ne olduğunu biliyordur ya da duymuştur. Normalde işten çıkış saatlerimi kesinlikle 6-7 civarı tutmam çünkü eve dönmem imkansız olur, 3 saat minimum sürer o trafik yüzünden. Normalde buna çok dikkat eden ben veterinerdeki randevu saatine yetişebilmek için o saatte yoldaydım. Sözde işten erken çıktım diye ayarlamalarım tutacaktı ama olmadı. Kedi kutusu yüzünden otobüse binemediğim için taksiye binmiştim ve normalde 10tl yazan yere 20 tl vererek gittim. Dönüşte ise 25 tl verdim! Para hadi bir nebze de giden zamana içim gidiyor. 1,5 saat sürdü kısacık mesafe ya. Yavaş ilerleseydi bari diyordum en son kendime çünkü araba bir ara durdu ve 15 dakika hiç kıpırdamadı. Aklım almıyor, bu hiç kıpırdamayan trafik nasıl oluşuyor? 
Trafiğin anlamadığım kısmı bir kenara kısa mesafeli ama uzun süreli yolculuğumda taksici amcayla baya kaynaştık. Kendisi ne kadar bu trafiğin sebebine kadın şoförler demiş ve bu cinsiyetçi tavrıyla beni sinir etmiş olsa da konu üzerinde çok durmadı ve hoş bir sohbet açtı. Hasta olan arkadaşının taksisini kullandığını söyledi ilk önce ve taksiciliğin kendi mesleği olmadığını, İstanbul'da bu işi yapmanın çok sıkıcı olduğunu anlattı. Öyle ki bir keresinde yine bir trafik sırasında arabadaki genç bir çocuğa al sen kullan diyerek onu sürücü koltuğuna alıp kendisi yolcu koltuğuna geçmiş. Bana da sordu ehliyetim olup olmadığını ama baktım iş ciddi kullanamıyorum diyerek kaçtım. Büyük aşkla evlenip 6 ay sonra boşandığı eşinden tutun lisede oynadığı voleybola birçok şey anlattı. Karavan alıp gezmek istediği hayalinden bile bahsetti düşünün. Sohbet iyi güzel olunca yol o kadar koymadı ama eve girdiğim gibi yorgunluktan resmen bayıldım kaldım. 1.80 boyumu sanki 1.90 yapmam gerekiyormuş gibi aldığım topuklu botlarımı ayağımdan çıkarmamla büyük bir sızı duyup kendimi en yakın koltuğa atmam bir oldu ki annem dışarıda bütün gün giydiğimiz giysilerimizle bembeyaz salon koltuklarına uzanmamızdan nefret eder. Uyuyup kalmışım koltukta kaç saat sürdü uyumam emin değilim ama sabah tekrar aynı tempoya girecek olmak gözümden bir damla göz yaşı akıtmıyor desem yalan olur. Mine'ye söz verdiğim makaleyi bitirip yatağa kendimi kaçta atarım bilmiyorum ama şu dersten 100 almazsa okulu basarım, tam şuraya yazıyorum.