iftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2015 Pazartesi

Biri iftar mı dedi?

Anne yemeklerinden kilometrelerce uzak olduğum için benden daha çok üzülen bir teyze tanıyorum burada. Kendisi Emine adındaki samimi olduğum arkadaşlarımdan birinin annesi, sınav zamanlarında toplanıp birilerinde kaldığımızda aperatif ve meyve desteği yapan yegane insan. Bugün de iftarlarda tek oluyorum genelde diye -ki aslında pek öyle olmuyor- beni de çağırdı. Kendisi biraz eski kafalı teyzelerden olduğu için açık açık diyemiyorum da "teyzecim benim için iftarın akşam yemeğinden farkı yok düşünme bu kadar" diye. Neyse dedim sonra anne yemeği yemiş olurum onca zaman sonra. O aç olma, sofrada ezanı bekleme havasına girebilmek için de tam bir olarak oruçlu gibi bütün gün ağzıma hiçbir şey sürmedim -sadece sabah sınav sırasında ağzıma attığım bir tane ösym şekeri var-. Öğlen saatlerinde iftar saatine baktığım için de psikolojik olarak hazırdım tabi neredeyse 9a kadar bir şey yemeyeceğim diye. Neyse işte, akşam 7 gibi kalktım gittim hem yardım ederim hem de yemekten hemen önce gidilirse ayıp olur düşüncesiyle masa kurma, salata yapma gibi şeylere yardım ettim. İşin belki de en yanlış yaptığım tarafı yemekte ne olduğunu sormamaktı çünkü çorbadan tutun ara ve ana yemeğe her şey etli! Et yemeyen biri olmasam sofra muhteşem ötesi sayılabilirdi ama benim gözümden bir damla göz yaşı aktı gitti resmen. Hadi teyzemin aklından çıktı benim durumum diyelim o Emine beni biliyor madem o paçangaları sararken hiç mi aklına ben gelmedim? Ya da o tarhanayı kıymalı yaparken annesi benim akşam geleceğimi henüz bilmiyor muydu? Peki ana yemek olan orman kababı mı deniyor o sebzeli köfte yemeğine ne demeli? Açım arkadaşlar açım. Su, salata ve zeytinyağlı sarma dışında hiçbir şey yiyemedim. Teyzeye de "oruçlu değildim zaten teyzecim merak etme sizin kadar aç değilim" dedim durdum. Kadına o kadar dert oldu ki "kızım bir yumurta kırsaydım bari aç açına oturuyorsun" diye diye bir hal oldu. Evime girdiğim gibi dünden kalan bayat ekmek ve yoğurda dayandım tabi o ayrı. O zeytinyağlı olmasa muhtemelen şuan eve dönüş yolunda köşede bir yerde bayılmış olurdum. Zordu anlayacağınız iftar serüvenim ama çok da eğlenceliydi o kalabalık masa. Yıl içinde akşam yemeklerine nadir katılan Emine ramazanda hiç aksatmadan her iftar evde olabiliyor ya o duruma hayranım. Hoş, yıllar önce bizim evde de öyle oluyordu ya neyse artık üzerinden çok zaman geçti.