Hikaye önerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hikaye önerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2015 Pazar

Bal Köpüğü -@bookstealer -Zeynep Işıklar

Aslında Mevsim'i yazmaya başlarken Bal Köpüğü'nü beğeniyle okuduğumu dile getirmiştim. Ama son zamanlarda blog aramalarımda "Bal Köpüğü'nün özeti" sıkça karşıma çıkmaya başladığı için ben de bir bahsetmek istedim.
Mevsim'in yan karakterlerinden olan Görkem'in kardeşi olan Merve ve onun en yakın arkadaşı Azra'nın birlikte Türkiye'ye dönmeleriyle başlıyor hikayemiz. 
Azra ve Merve'nin yıllar sonra geri dönmeleriyle bir süre birlikte yaşamaya karar veren çift, Merve'nin abisi Görkem'in de kaldığı eve taşır ve üçü birlikte yaşamaya başlarlar. Zamanla Azra ve Görkem'in görmezden gelemedikleri bir çekimle birbirlerine yaklaşmaları, Görkem'in az ve öz konuşan hal ve tavırlarıyla birleşince ortaya ikisi için oldukça ilginç bir ilişki ortaya çıkarıyor.

Azra'dan "Bu kadar yakışıklı olmak zorunda mıydı, bir süre evinde yaşamak zorunda olduğum bu adam? Ne olurdu sanki her hangi biri kadar sıradan olsa ve benim aklımı başımdan alan o bakışlara sahip olmasa?Aynı zamanda hem bu kadar sıcak hem de bu kadar soğuk olmayı nasıl başarıyordu? Sadece gözlerine daldığımda ısınırken, dokunduğum da nasıl buz kesiyordum?"

~~
Geçtiğimiz gün 16.bölümünü yayınlayan hikaye bölümler yavaş gelse de ilgisini korumaya devam ediyor. Görkem'i karakter olarak tam çözememiş olsam da -ki Görkem de aslında kendini pek çözebilmiş değil bence- Azra açık bir şekilde neler hissettiğini belli eden bir karakter. Hikaye onun dilinden okuduğumuz için onu anlamamız tabi çok daha kolay ama Görkem'in dilinden okuduğumuz birkaç küçük kısımda Görkem hala kendini çözebilmiş değildi. Azra, şimdiye kadar hiçbir erkeğin boyundurluğu altına girmemişken kendini Görkem'e tam olarak kaptırmış durumda. Görkem'in sürekli olarak soğuk davranışları Azra'nın yanlış sonuçlara varmasına neden olsa da bu sorunu bir süre sonra (tahminimce bir kavga ya da olayla) çözüp kısa süreli mutlu anlarına devam edecekler. Bu noktada merakla beklediğim Görkem'in içinde yaşadığı şeyleri görüp göremeyeceğimiz. Azra sürekli bir yarı pişmanlık durumundayken Görkem'in ortalıkta rahat rahat dolaşması şahsen beni mutlu etmiyor çünkü. Azra ne çekiyorsa o da çekmeli...


Azra ve Görkem dışında yan karakterler olarak göreceğimiz çiftimiz de Merve ve 6.bölümde tanıştığımız Okan. Şuan 16.bölümde olduğumuz için çiçeği burnunda çiftimiz hakkında bir şey söyleyemesem de Merve ve Okan Görkem'le oldukça uğraşacaklarmış gibi bir hissim var çünkü Görkem ilginç derecede sahiplenici bir yapıya sahip. Tabi Azra'yı da sahipleniyor ama bu işi kendi yollarıyla emirler yağdırarak yaptığı için çiftimiz yalnız kaldıklarında ufak tartışmalar yaşayıp duruyor. E kolay değil tabi Azra için şu yaşına kadar bütün erkekleri parmağında oynat sonra gelsin biri seni parmağında oynatsın.

Hikaye bence hala tam oturmuş değil ama hoş ilerlediği söylenebilir. Şuan için okumaya devam etmemek için hiçbir sebep göremedim ki dediğim gibi Görkem'i çözmek ve sürekli bahsettiği "özel hayatının" ne olduğunu tam anlamıyla öğrenmek istiyorum. Genele bakınca sakıncalı bir şey olmamasına rağmen sanki hala ortaya çıkarmadığı şeyler varmış gibi...

31 Ocak 2015 Cumartesi

Kış Masalı -Sevdalînka-

 

Sevdalinnka'nın yazdığı Kış Masalı benim wattpad üzerinden okuduğum en sevdiğim hikayelerin başında geliyor. Konusundan bahsedecek olursam; Kayseri'den ablasının işi için İstanbul'a taşınan Sinemis'in ve Sinemis'in İstanbul'a geldiği ilk gün alışveriş merkezinde karşılaşıp okulun ilk günü tanıştığı Ali'nin çevresinde gelişen olayları konu alan inanılmaz güzel bir hikaye. Hoş ne kadar Sinemis ve Ali'nin konu alındığını söylesem bile zamanla Gülçin, Efsun, Beril hatta Sinemis'in ablası Defne bile ana karakterimiz oluyor ve onların sorunlarına da giriyoruz. Hikayenin en hoşuma giden kısımları Sinemis'in görüp büyüdüğü Çerkes kültüründen zerre taviz vermemesi. Hikaye boyunca ne ismini düzeltmekten bıktı ne de doğru olduğunu düşündüğü davranışın arkasında durmayı. Sevdiğim güçlü kadın portresi için ideal biri anlayacağınız ki olaylar başladığında lise 3 ve 4.sınıfta olan karakterlerimizin 2. kitabın sonuna kadar nasıl büyüyüp olgunlaştıklarına da birbir şahit oluyoruz. Ali ve Sinemis, Alp ve Gülçin, Efsun ve Timur, Çınar ve Beril, Ferhat ve Defne derken kocaman bir hayat ve arada kısa kısa bile olsa farklı bir kültür görüyoruz. İlk hikayede öğrenip uzunca bir süre dinleyip hikayesine içimin gittiği bir de Ağlatan Kafe ki isme tıklayarak şarkıya ulaşabilir açıklama kısmından da hikayesini okuyabilirsiniz. Kısaca ilk hikayenin 100, ikinci hikayenin de 97 bölüm olduğuna bakmadan okumanızı tavsiye ettiğimi söylemem lazım. Kabul ediyorum ikinci hikaye yeni yeni başladığında okumaya başladığım için ilk hikayenin 100 bölümünden korkmuş devam etmesem mi diye düşünmüştüm ama sonradan bu düşüncemin çok saçma olduğu kanaatine vardım ne olduğunu anlamadan ikinci hikayenin güncel bölümlerini beklemeye başlamıştım. Hikayeler için;



Şimdi bu postun asıl sebebi olan Kış Masalı 3 yani Bahar Vakti'nden bahsetmek istiyorum. Bir üstte bahsettiğim karakterlerimizin 2.jenerasyonundan oluşan bu serinin üçüncü hikaye henüz daha 4.bölümünü dün akşam verdiği için hakkında bir şeyler yazıp kendi çapımda tanıtmak istedim. Bu hikayenin konusu; artık aile ve iş güç sahibi eski karakterlerimiz sıralarını gençlere veriyor. Bütün çocuklar tek tek konu olacak mı emin olamasam da Aybars, Jankat, Ayaz ve Yiğit'in hikayede nasıl karakterleri olduğuna dair çok muhteşem bir giriş yaptıklarını söylemem lazım. İlk iki hikayeyi okuyunca aslında Aybars ve Ayaz'ın nasıl uçarı olacaklarını tahmin ediyor olsak da onların çevresinde neler döneceği ve onların olaylar çevresinde nasıl olgunlaşacağı merak konum. Umuyorum siz de okuyup benim gibi beğenirsiniz. Daha sonra görüşmek üzere...