Tamam o kadar mis gibi bir kahvaltı değildi ama en azından güzeldi ve doydum. Daha önce Emre'nin cinsiyetimizden kaynaklı kızların güzel yemek yaptığı düşüncesini dile getirmesinden sonra bana kahvaltı hazırlaması biraz ironik olsa da arada yapıyor böyle güzel şeyler. Dün öğlen saatlerinde arayıp evden geldiğini ve canının sıkıldığını söylediğinde aslında çağırmaktan çok çağrılmayı beklediğini biliyordum ama aptal ayağına yatıp ben gittim ona çünkü öteki türlü bende postu serip yatacaktı. Neyse, ev arkadaşları gelmediği için tek kalmış beyimiz ne yapacağını bilemeyince de beni aramış işte. Önce akşam çıkalım dedi sonra yorgun olduğum yalanını sıkarak kendimi kahvaltıya davet ettirdim. Aslında daha önce Emre'yle yalnız bir ortamda kalamadığımı, kafa yapılarımızın çok uyuşmadığını söylemiş olsam da arada böyle şeyler oluyor -çünkü ortak tanıdık herkes bir yerlere dağıldı-
Neyse günün bütününü anlatacak olursam öncelikle şunu söylemem lazım, Emre bana 10da gelirsin dedi 10.30da oradaydım ve beyimiz kapı ziline uyandı! Hayır bir de "niye erken geldin ya benim alarmım daha çalmadı" dedi. Şapşal şey normalde dersler için kullandığı alarmın saatini değiştirmiş ama onun cuma günü dersi olmadığı için o alarm çalmak için pazartesiyi bekliyordu doğal olarak. Ben eve girdim Emre elini yüzünü yıkadı eşofman, tişört geçti karşıma oturdu. Açım diyorum kalk hazırla diyor, kalk diyorum ben daha yeni uyandım diyor. En sonunda sinirlendim kalktım gittiğim mutfağa sen masaya bir şeyler çıkar ben markete gidip geliyorum dedi çıktı evden. Önce her işi yine bana kitleyecek sandım ama sözünün eri arkadaşım ekmek, domates, salatalık, biber gibi kahvaltılık şeyleri aldı geldi hemen menemen hazırlamaya girişti. Yardım edeyim falan dedim dokundurmadı sonra 3 kocaman patatesi koydu bunları da sen yap dedi işine döndü. Cidden menemeni, kızartması, zeytini, peyniri derken mis gibi kahvaltı ettik birlikte. Sonra kahvemizi içtik derken hiç tartışma olmadan oturduk saatlerce. Çok da güzeldi keşke hep böyle olsak dedim durdum içimden ama yok yani bir süredir birbirimizi görmüyoruz diye böyleydi belli.
Bir de Emre'nin benim çocuk hakkındaki sorgu ve düşünceleri var tabi. Kahve içerken bir anda çocuk ciddileşti böyle bir ağır abi havalarında ondan hoşlanıp hoşlanmadığımı sordu. Ben de hoşlanma değil ilgi çekici bulduğumu ve okulda gördüğüm müsait bir anda tanışacağımı söyledim. Emre anında yargılamaya başladı "güvenilir bir tipe benzemiyor" diye diyorum "evlenmeyi düşünmüyorum merak etme" diye ama "üzer o seni" diyor. Diyorum "üzemez, üzmesi için bende bir yeri olması gerekiyor" ama yok tutturdu "sen anlamazsın erkekleri yüzünden belli onun kullanır atar o seni bir kenara" diyor. He me bir şeyler daha söyledi kendince öğüt verdi "o tiplere güven olmaz" falan şeklinde ama diyemedim yüzüne "senin tipin de belli ama sana da güven olmuyor". Hoş kendinin farkında hep diyor 30una geldiğinde aile babası olana kadar böyle devam edeceğim diye de bakalım o "aile babası" sıfatını alabilecek mi.
İşte Emre'yle bir günüm bu şekilde geçti. Hoş sohbetti, güldük eğlendik arada onunla da yalnız kalabildiğimi görmek beni mutlu ediyor. İyi çocuk aslında da biraz fazla ataerkil düşüncede biri. E ben anaerkil bir evden çıkıp kendi başına yaşayan biri olunca ortaya hoş görüntüler çıkmıyor tabi.
