Havai fişekler patlayabilir artık çünkü abim akıllandı sayılır. Erken kutlama yapmamak gerek tabi ama abim ayrılıklarının 12.gününde "ben Yelda'nın yanına gidiyorum, böyle olmaz" dedi ve gitti. Anneme abimin neden gittiğine dair bahaneler atıp tutmuş olsam da ikisi arasında kalmaktan kurtuldum en azından. Sorunlarını hallederler mi halletmezler mi bilmiyorum ama Yelda "abin beni neden hala aramıyor? Beni suçluyor dimi o hala?" diye bana ağlıyordu en son, kesin barışırlar. Abim bu anlayışsızlık ve odunlukla kızla ne konuşur emin değilim ama umarım bu sefer düşünüp taşınmıştır iyice. En son tartışmamızdan sonra ben bile onunla konuşmuyordum çünkü... Neyse, barışırlarsa da barışmazlarsa da benim için bir şey değişmiyor artık. Ne halleri varsa görsünler. Seviyoruz ama ayrıyız muhabbetini kaldıraca kafa kalmadı çünkü bende.
Dün akşam bizim bitirim arkadaşlardan biri ofise şarap soktu. Çocuk gibi gizleye gizleye içtik akşam 3 kişi tek şişeyi ama daha önce hiç bu kadar eğlendiğim bir çalışma olmamıştı. Sabahları içinde kahve dolu olan termosumu kaynar suyla iyice çalkalayıp sanki kahve içiyormuş gibi diktim durdum. Bana bir şey olmadı o kadarcık şaraptan ama Metin adlı arkadaş nasıl saçmaladı belli değil. Oradan oraya koşuyor, saçma espriler yapıyor, gülüyor derken herkese maskara oldu. İçtiğini bilen bilmeyen herkesi güldürdü. Akşam artık çıkmak için son hazırlıklarımı yaparken bir anda "tut saçımdan sürükle" diye söylemeye başladı ki bendeki kopma noktası o oldu. Nasıl kahkaha attım anlatamam çünkü bir ses anca bu kadar taklit edilebilir. Gülmem tabi tepki aldı "Cha ofis ortamındasın hala farkındaysan..." şeklinde ama ofis mi kalmış ortada herkes çıkmış servislere gidiyor bana deniyor ki "Cha ofistesin öyle gülme". Bazen hemcinslerimin saçlarını yolasım geliyor tek tek ama o çıkışı unutmayacağım kesinlikle. Bir de deniz anası ve hindi taklidini. Şapşallıkta son nokta hareketlerdi hepsi. Bu arada Serkan bu ayın sonunda işten çıkıyormuş. Sigara molası veren kişilere kaynak yapınca ikimiz de orada söyledi. "Aslında geçen haftadan beri kesindi de anca söylüyorum size" dedi. Ay sonunda gidiyor o da... Gitmesi bende hiçbir şey hissettirmedi ama gülüp eğlenirken bir kere arkadan sarıldı bir kere de birimiz en üstteki birimiz de üstün iki altındaki rafa uzanında arada çakıştık gözüme dirsek attı diye bi ilgi gösterdi kafamı göğüsüne yasladı falan o anlarda "bırakmasa ya" dedim. Ona dillendirmedim tabi ama aklımdan geçti. Durum buyken gidiyor olmasının bende bir etki bırakmaması bir garip ama çekimin sebebi başka da olabilir. Görmeyeceğim zaten artık son günler. Dün attığım kahkahayı bir daha ofis ortamında atabilir miyim bilmiyorum ama hep böyle olsam yaşlanmam kesin.
