Geçtiğimiz hafta mezuniyetim oldu -evet finallerden önce oldu bu durum- ama bir türlü fırsat bulamadığım için yazamadım ve sonra da aklımdan çıktı. Neyse, mezuniyetim oldu! Mezun oldum ama resmen mezun oldum mu belli değil...
Annemi saatler sürecek olan rektör, dekan ve öğrenci konuşmaları sırasında fenalık geçirmemesi için çağırmadım ama abim ve ablamı yanımda olabilirler düşüncesiyle mezuniyetime 5 gün kala ikisine de haber verdim. Ablam o hafta sonu şehir dışında olacağını söyleyip daha önce haber vermediğim için iyi bir kızdı ama abim "ben gelirim abicim merak etme" diyerek kalktı geldi. Geldi ama tek gelmedi... Şu yazıda sevmediğimi sanırım fazlasıyla vurguladığım abimin sevgilisi kendi finalleri biter bitmez soluğu sevgilisinin yanında almış olacak ki o da abimle birlikte benim mezuniyetime geldi. Bir de öyle bir tavırları var ki sanki benim değil onun mezuniyeti! Bir şımarıklıklar, bir istekler susmadı gitti kız geldiği andan itibaren. Bir de sürekli bir cübbenin altına ne giyeceksin sorusu vardı ki çıldırdım. Eteğim kısa olduğu için ısrarla abimin gözünün önünde elbiseyi çıkarmıyordum ortaya çünkü gününde görse sorun olmaz ama önceki gün görürse başka bir şey alma şansını kullanır dışarı çıkarırdı. İşte o kız yüzünden elbisemi gördü abim ve başladı laf etmelere. Daha sonra her zamanki gibi yine benim lafım geçti ama öncesinde gereksiz bir gerginlik yaşandı. Diyorum sus daha sonra gösteririm diye ama yok illa o an görecek. Elbise sorunumuz o gece başladığı gibi bitmişken çıktık akşam dışarıda yemek yiyelim dedik evde bir şey yoktu çünkü. Dışarıda dediysem restoran falan değil ama dominosa gittik yedik derken mezuniyette giyeceğim ayakkabıyı da aldım, ayağım alışsın diye de giydim akşam boyu. Yoruldum ettim ama ayağım alıştı derken -arnavut kaldırımda bile rahat yürüdüm hem de- 5 basamaklı bir merdivende ilk basamağı indiğim gibi kendimi yerde oturur buldum. O noktada pantolonumun yırtıldığına mı yanayım yoksa bacağımın bir çok yerinde görünen çizilme ve morluklarına mı bilemedim ama bir sonraki gün fondöten ve pudrayla yüzümden çok bacaklarıma makyaj yaparken morluklara üzüldüğüm söylenebilir. Kapatıcılar ve ince siyah çorapla sakladım az çok ama hep bir sızı vardı bacaklarımda. Bir de ben kapatmaya çalışırken abimin "o elbise yerine pantolon giyseydin şuan böyle uğraşmayacaktın işte" demesi biraz bu durumdan onu suçlamam gerektiğini hissettirdi ya neyse abimdir diye bir şey demiyorum. Hayır günlük giysem o etek boyunu gam yemeyeceğim ama yok rahatsız oldu beyimiz.
Yorgunluğum, bacağımdaki morlar ve abimin o çok sevdiği sevgilisiyle geçirdiğim mezuniyetimde kıskançlığımı ve zaman zaman ortaya çıkan şımarıklığımı bir kenara koyarsam eğlendim diyebilirim. Belki de milyonlarca fotoğraf çektim/çektirdim ama aralarından çıkarttırıp anneme vereceğim bir tane bile seçemedim. Sanırım eve dönünce açıcam bilgisayarı "seç anne birini" diyip öyle birini ya da bir kaçını çıkartıcam.
