Televizyon programları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Televizyon programları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2016 Çarşamba

Ne yapıyoruz biz ya?

Daha ne kadar saçmalayabiliriz televizyon programlarında merak ediyorum. Kırk yılın başı biraz televizyona bakayım dedim ama bakmaz olaydım. Facebook olsun, mailler olsun imza kampanyasıyla yayından kalkması istenen programa denk gelince tam olarak nedir ne değildir diye bir bakayım dedim. Programın neresinden tutarsam tutayım korkunç. Bu tarz benim ya da bu benim stilim zaten artık üzerine daha fazla konuşulması anlamsız programlar –ki hala devam ediyor mu bilmiyorum- ama bu yeni program nedir ya? Bir kadın nasıl olur da kocasının isteği üzerine bütün tarzını ve kendini değiştirmeyi kabul edebilir? Gördüğüm kısımda sarışın bir kadın vardı ve kendince sevdiği giysilerle dolu bir dolabı ama kocası geldi “bu kötü” “bu kötü” diyerek her şeyi attı. Kadın “bu giysi kötü” dedi adam yine de “ben beğendim” dedi aldı, giydirdi. Kadın “ben yıllardır bu saç rengini kullanıyorum kendimi başka renkle düşünemiyorum” dedi adam gitti yabancı bir ünlüyü baz alarak karısının saç rengini simsiyah yaptı, sarışın karısını. Kadın “ben doğal makyaj seviyorum” dedi adam “yoğun makyaj yapsın istiyorum” dedi ve adamın dediğini yaptılar. Bu insanların hiç mi öz saygıları yok da kocalarının istediklerini gözleri kapalı kabul ediyorlar? Aslında program sırasında önceki günlerden görüntüler gösterdiler ve onlara göre kadınlar özellikle dolapları değiştirilirken kocalarına karşı çıkıyorlar ama adamlar “ben istemiyorum”, “ben sevmiyorum” gibi cümlelerle işi tartışmaya götürerek kendi dediklerini yaptırdılar. Adamlar kendilerine bakmadan kaşı öyle, gıdısı var, kırışıklıkları var falan diyor ya sinir krizi geçiriyordum! O kadın “senin saçın yok git saç ektir yoksa eve gelme” diyor mu acaba? “Ben böyle sevmiyorum” diyor bir de. O kadın başkasının karısı ya sevmiyormuşmuş… Bir de yoğun katılım ve reytingi oluyor ya şu programların, insanımıza diyecek bir şey bulamıyorum. Sırf bir Avrupa tatili için bu rezilliğe katlanılmamalı bence.

Bu yazıyı yazalı haftalar oluyor sanırım ama unutmuşum kalmış resmen. Okuyup tekrar sinir krizi geçirince yayınlayayım bari dedim. Ve yine diyorum kendime "ne yapıyoruz biz?"