dertleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dertleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2016 Cuma

Asıl konuyu saptırıyorlar

Şu zamana kadar ilişkilerimdeki tutumumu nasıl çevreme yansıtmışsam kimse beni ciddiye almıyor. Salı gecesi abim Yelda'yla filme gidince Emre'yle yalnız vakit geçirebileceğimiz bir an bulabildik sonunda. Tabi ben karşısında ıkınıp sıkılınca anladı bir şeyler anlatacağımı geldi ikili koltukta girdi dibime sordu derdimi. Az çok biliyordu zaten Serkan'ı yine de anlattım içimde ne varsa. Anıl'dan da biraz bahsedip Serkan'ın durumu nasıl yanlış anladığını, beni aklından çıkardığını artık falan anlattım işte geçen günler boyunca burada yazdığım şeyleri. Azıcık da duygusallaştım anlatırken hatta ama Emre ne dedi? "Sen nereden buluyorsun bu tipleri sürekli" dedi çocuk bana. Başta Serkan'dan bahsediyor sandım çok düzgün biri olduğunu, hayatımda ilk defa böyle biriyle karşılaştığımı söyledim ama o Anıl'dan bahsediyormuş. "Nerede keşi, alkoliği, ipe sapa gelmez, zengin işsizi var buluyorsun Cha!" dedi. Konumuz Anıl mı ya saptırma şimdi konuyu dedim "hayır konumuz Anıl! Alma daha fazla hayatına şunlardan ben sürekli senin başına bir şey geldi diye endişelenecek miyim? Abin hiç mi görmedi o çocuğu neden hala yanında vs vs" saydırdı durdu. Anıl sadece arkadaş, kafa dağıttığım biri ben burada Serkan'ı sevdiğimi söylüyorum sen ne diyorsun diye kızdım ama yok aldırış etmedi. "Senin sevmelerini bilmiyoruz sanki Cha. Çocuk gidince değere binmiştir birkaç güne unutursun" dedi. "Unutmadım ama işte dedim kaç gün geçti hafta geçti unutmadım. Reddettiğim günden beri içimde sızı olarak kaldı sürekli yanımda ama sanki çok uzak. Kafamı bulandırıyor sürekli işime bile odaklanamıyorum" dedim, suratında o kadar şaşkın bir ifade oluştu ki ağzı açık kaldı resmen. "Cha?" dedi, üzgün bir suratla baktım sarıldı sıkı sıkı sonra "döveyim mi?" dedi. Güldüm "dövme, ben zaten dövmekten beter ettim" dedim. "Ona neden ne hissettiğini söylemiyorsun" diye sordu bir posta daha bizden neden olmayacağını düşündüğümü, işle ilgili önceliklerimi ve daha birçok şeyi söyledim. Bendeki gücün onda olmadığını söyledi direkt. İki günde özlemiş beyefendi kendi sevgilisini ondan anlıyormuş beni ama bulunduğu konum düşünülürse kesinlikle benim durumumu anlayamaz. Duygularımı az çok anlasın bir şey söylemese de olur diye düşünüyordum ki öyle de oldu yanımda olduğunu hissetmem nefes alabiliyormuş gibi hissettirdi.
Bugün de Emre öğle aramda ben kafamı kaldıramadan olduğum yerde bir şeyler yemeye çalışırken geldi yanıma. İşi gücü elimde ne varsa bırakıp yapıştım yine boynuna çünkü bu çocuk normalde benim iş adresimi bilmiyor bu demek oluyor ki baya dolanıp yanıma geldi. Birkaç saat sonra evde onu göreceğimi bilsem de işte yanıma gelmesi ayrıca mutlu etti beni. İşi bırakmışken tam bırakıp onunla oturmak için çıktım dışarı ki çocuk bana adam akıllı yemek yedirdi öyle işimin başına geri yolladı. Ayrılırken kimle karşılaştık dersiniz? Tam Emre'ye sarılıp "akşam evde görüşürüz, yemek için beni bekleme ama sen hazırla bir şeyler artık kaç gündür eskisi gibi kullanamaya başladın beni" dedim gidecektim ki karşımda Serkan. O manidar bakışlarıyla "bu sefer de başkası mı" dercesine bakıyor suratıma. Bir yanlış anlaşılmayı daha kalbim kaldırmayacağı için atıldım hemen öne tanıştırdım ikisini ama bu da ters tepti diyebilirim çünkü Serkan'ın "sizi tanıyor gibiyim, Cha özellikle sizden çok bahsediyor, anılarınızdan falan" lafı ve geçen sene Emre'yle birlikte kaldığım zamana atıfta bulunması falan ikisi arasında şimşekler çakmasına neden oldu adeta. Ne yaparsam yapayım bu çocuğun gözündeki düşük profili düzeltemeyeceğim biliyorum ki buna gerek de yok ama çok canımı sıkıyor bu durum.
Akşam eve geldiğim gibi Emre'nin yanıma gelip "o çocuğun boyu kısa, yanında topuklu giydirmez sana başkasını bulalım" diye dalga geçmesi de cabası. Yahu konu Serkan'ın boyu sanki!