başarısız ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başarısız ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2019 Pazartesi

Tarihin en kısa ilişkisi sanırım

Geçen sene bu zamanlarda erkek arkadaşımla ayrılma evresindeydik hatta ayrılmıştık da onun sancıları vardı üzerimizde. Geçtiğimiz 1 yıl boyunca da kendimi herkese karşı kapatıp sakin, dingin bir yıl geçirmeyi hedeflemiştim. Bu hedefim doğrultusunda da karşı cinse çizgimi çok net bir şekilde korudum. Şimdi bu çizgiyi inceltmek için çabalayan bir arkadaştan bahsetmek istiyorum size. Geçen sene Fatih'ten sonraki buhramını burada gören görmüştür zaten aylarca ha kalktım ha kalkacağım dedim durdum ama sonra alıştım ve gerçekten ayağa kalktım. O zamandan beri de kendime karşı bir güven depoluyorum ki aynı hatalara tekrar düşmeyeyim, bu şekilde dağılmayayım. Şimdi de hoş bulduğum biriyle ufaktan bir flört durumumuz vardı. Kendisine açık açık son ilişkimden sonra psikolojik bir çöküntüye girdiğimi kendisini unutmakta zorluk çektiğimi ve yaşanılanlardan sonra da bir güven problemi yaşadığımı açıkladım. Geçmiş geçmiştir tamam ama aynı problemleri yaşama ihtimalimi bile göz önüne alınca "bak kardeşim, ben bunları bunları bunları yaşadım, sen de aynılarını yapacaksan buyur kapı şurada" demek gibi bir şeydi bu yaptığım. Neyse, şimdiki Don Juan'ımız beni çok anlayışla karşılamış birbirimizi tanımanın biraz sohbetin hiçbir sorun teşkil etmeyeceğini söylemişti. Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Keşke gerçekten vaat ettiği gibi olsaydı. Konuşmaya başladığımızın 2.haftasında iş çıkışıma gelip yemeğe götürmesi, haftasonu birlikte bir yerlere gidelim diyerek emrivakilerde bulunması ve sanki liseliymişiz gibi sürekli mesajlaşma isteği boğmaya başladı beni. Tam bunu onunla konuşmak istediğim sırada da naif bir şekilde "çok üstüne geliyorum özür dilerim ama Cha ben senden çok hoşlanıyorum" dedi. Evet bir kadının duymaktan fazlasıyla hoşlanacağı bir cümledir bu kabul ediyorum, benim de hoşuma gitti ama daha sakin olmasını söylemeden de edemedim. Kaldı ki çocuğun duygularıyla oynuyor değilim, ben de kendisinden hoşlanıyorum ne de olsa. Bir akşam kahve içmeye çıktığımızda onu Fatih'le kıyasladığımı ve onunla aynı şeyleri yapacağını düşündüğümü söyledi. Ona kesinlikle böyle bir şey olmadığını söylemiş olsam da pek inandırıcı olmadı onun açısından. Daha sonra hala ona karşı duygularım olduğunu öne sürdü ki bu da söz konusu değil. Bunu da atlatamadık derken ikimiz arasında da bir güven problemi olduğunu söyledim. Ben de Fatih'e senin bana güvenmediğin gibi güvenmiyordum bu yüzden bitti ilişkimiz dedim. O, benim ona inanmam için hiçbir şey yapmıyordu, hiçbir şey söylemiyordu dedim ama ben seninle konuşuyorum, açıkça ne düşünüyorsam söylüyorum dedim. Hala bir ilişki istemiyorsun diyerek konuyu Fatih'e çevirince de artık "birini gerçekten tanımadan bir ilişki istemiyorum" dedim. Yine tamam dedi, beni bekleyeceğini söyledi ve konuyu kapattık. Şerbet gibi tatlı kahveler içmesine konuyu getirerek ortamı bir tık yumuşattığımı düşünüyorum sonrası için hatta.
Son konuşmadan bir hafta sonra da tamam dedim artık adam gelmiş 30 yaşına, hoşlanıyorum da zaten neden ergen genç kız gibi kendimi naza çekeyim ki? Cuma akşamı yemek için eve çağırdım. Abim zaten geç geliyor, annem de bir sonraki hafta geleceğini söylemiş neden dışarıda oturalım ev rahatlığı varken? Önceki akşam eve gelince ortalığı toparladım ve abime arkadaşımın geleceğini söyleyerek düşük olan erken gelme ihtimalini sıfıra indirdim. Akşam da eve gelip yemeği hazırlayıp gelmesini bekledim. Çiçek ve şarapla geldi çakma Don Juan'ımız içmediğimi bildiği halde ama dedi "bu senin için yeni bir başlangıç, zevk aldığın şeylerden iki üç küçük olay yüzünden neden vazgeçiyorsun ki?" Böyle söyleyince kulağa bir hoş gelmiş olsa da içmemeyi tercih ettim. Aklıma yattı bu söylediği kabul ediyorum ama bir yıldır ağzıma sürmemişim şimdi ne diye bozayım bu durumu. Bütün bir akşam hoş sohbet güzel muhabbet bir zaman geçirdik ve dedik ki evet saçma sapan düşünmenin bir anlamı yok en kötü ne olabilir ki? Her şey güzel güzel giderken telefondan gelen bir bildirim sesi her şeyi değiştirdi. Instagram'da bizim kızkıza birbirimize ilginç şeyler gördüğümüzde attığımız bir grup var. Tamamen boş bir şey olsa da bazen bir asmr videosu bazen bir sokak sanatçısının eseri bazen de pratik bilgiler vs. eğlenceli olabilen bir grup. O gruba bir video düşünce tabi peşi sıra birkaç mesaj daha geldi ve bu durum Don Juan'ımızın ilgisini çekti. Burada açıkladığım gibi ona da açıkladım durumu çünkü insanlarda kız gruplarının bütünüyle cinsel içerikli şeylerle dolu olduğuna dair bir algı var. İkimizin de o an izlediği kısa videodan sonra şöyle bir konuşma geçti aramızda;
Don Juan: Cha senin hesabında senin tanımadığın kimse yok dimi?
Cha: Hayır, yok neden?
D: Bir sebebi yok ama sen yine de hesabındaki dekolte ve mini etekli fotoğrafları siler misin?
C: Hepsi çok sevdiğim fotoğraflar neden sileyim onları? Hem dışarıda giyiyorum sorun yok fotoğraf olunca mı sorun oluyor?
D: Çok giymiyorsun zaten daha giymezsin ne olacak.
C: Neden giymeyeceğim anlamadım?
D: Sinirlenmene gerek yok Cha, sadece başkalarının da seni benim gibi görmelerini istemiyorum.
Daha sonrası zaten kavga kıyamet şeklinde ilerledi. Konuşma sırasında bir ara annesinin bu şekilde giyinmemden hoşlanmayacağını bile söyler gibi oldu. En son evden giderken uyumlu bir çift olacağımızı düşünmüştüm ama yanılmışım dendi ve sanırım 4 saatlik bir kısa ilişki rekoru kırmış oldum.

23 Aralık 2017 Cumartesi

Hata bende tabi

Komşu çocuğunu unutmak adına attığım kararlı adımlar sayesinde oldukça büyük yol kat ettiğimi düşünüyorum. Daha doğrusu düşünüyordum az önceye kadar çünkü çocuk şuan benim salonumda, arada benim de uyuyakaldığım koltukta sızmış durumda! Öyle bir masumluk ben hayatımda görmedim arkadaşlar. O kadar güzel görünüyordu ki abimi ve diğer arkadaşlarını dikkate almayıp geçip karşısına onu uyurken izleyeceğim! Şimdi olaya ortadan dalınca karşı komşumuzun neden bizde uyuduğunu merak edilmiştir tabi. Normalde ben sabah abimi arayıp bu gece Mine'nin evinde kalacağımı söylemiştim. Tabi benim yaşadığım birkaç kızsal durumdan kaynaklı rahat edemeyeceğim için kalma kararımı es geçip gece 12 gibi eve döndüm. Dairenin kapısını açar açmaz içeriden gelen bira ve sigara kokusundan anladım salonda bir oyun turnuvası döndüğünü ve herkese selam verip odama dönmemin iyi olduğuna karar verdim ki evde dişi bir varlığın olduğunu bilip sabah ona göre davransınlar. Salon kapısında dikilip herkese selam verirken oyun kolu elinde bir Komşu çocuğu görmemle şok oldum. Bir de ağzının kenarında sigara vardı ki gerçek anlamda şok oldum onu o şekilde görünce. Abim "sen bu gece dışarıda kalmayacak mıydın ya" diyince "iptal oldu döndüm, size iyi eğlenceler" diyip arkamı döndüm. O an abimin arkadaşlarından birinin "kız başına gece dışarıda nasıl bırakıyorsun kardeşini" diye sorduğunu duydum. Konunun ben olduğumu fark edince hemen mutfağa girip büyük bir sessizlikle neler söyleyecekler diye beklemeye başladım. O arada da sanki su alıyormuş izlenimi verdim kendime tabi. Abimin arkadaşının onu kınadığını belli eden cümlesi geldikten sonra bir başkası hatta Komşu çocuğundan bile "hiç kıskanmıyor musun sen şu kardeşini?" diye bir cümle duydum. Abim anında kendini savunmaya geçip yanında kalacağım arkadaşımın çocukluk arkadaşım olduğunu ve bana da her türlü güvendiği için dert etmediğini söyleyerek geçiştirdi konuyu. Zaten sonra da oyunlarına devam ettiler. Sohbetleri, kahkahaları, benim de biraz sancım olduğundan dolayı gözüme uyku girmedi tabi. Ağzıma minik bir şeyler atıp ilaç almak için mutfağa tekrar gittiğimde 2 saat önceki tayfanın neredeyse tamamının gittiğini gördüm sonra da kimler kaldı diye bakmak için kafamı salona uzattım ki o an gördüm Komşu çocuğunun koltukta uyuduğunu. İki kişi daha vardı uyuyan ama benim gördüğüm sadece Komşu çocuğuydu tabi. Bir anda abimin arkamdan gelip "ne yapıyorsun" diye sormasıyla korkudan çığlık basacaktım ama zor durdum. Elinde 3 tane battaniye vardı muhtemelen üstlerini örtüp kendisi de yatmaya gidecekti ki beni görünce durdu. "Ağrım var ilaç alıp yatacaktım da ne alemdesiniz diye bir bakayım dedim" anında. O an sanki benim onu izlediğimi anlayabilirmiş gibi geldi ki bu da beni biraz tedirgin etti doğrusu. "Anlamıştım zaten bir şey olduğunu yoksa hayatta Mine'yi bırakıp eve gelmezdin sen" dedi sonra da ilacımı içirip odaya yolladı. Artık ne kadar içmişse bir iyilik meleği olmuş çıkmış anlayacağınız. Neyse abim bir kenara, o kadar masum görünüyordu ki o karalıkta sadece televizyonun ışığı varken bile o kadar güzeldi ki. Tekrar ve tekrar gidip bakmak istiyorum. Ve buradan anlıyoruz ki onu unutmak adına hiçbir gelişme kaydetmemişim şu geçtiğimiz haftalar boyu...

13 Ekim 2017 Cuma

Bu yolun sonu friendzone

Arkadaşlar ben bir şeyleri beceremiyorum. İlgimi çok belli etmeyeyim diyorum aslında daha yeni tanıştığımız için ama kendimi başka türlü de göstermezsem bu işin sonu enseye şaplak muhabbetine dönecek gibi. Aslında şikayetçi olmam, yakın olalım ama başka türlü yakın olma isteğimi ne yapacağız? Şimdi ailesi de var yanında yani tetikte "acaba eve kız alacak mı" diye gezinmiyorum ortalarda ama iyi çocuk, hoş çocuk İstanbul'da o çocuğu boş bırakmazlar. Misal ben, boş bırakmıyorum. Çocukla tanışalı daha 10 gün oldu neredeyse ve bütün klişeleri yaptım diyebilirim. Çocuğu boş bulduğum her yerde sohbete tutuyorum. Bugün eve dönerken sokağın başında karşılaştık. Nasıl yorgundum anlatmaya kelimeler yetmez ama baktım o gayet dinç duruyor bizim çocukların beni çağırdığı yere ben de onu çağırdım. Bizimkiler çağırdığında reddedip daha sonra "kalkmayın, yanımda biriyle geliyorum" diye mesaj atmam baya şüphe uyandırdı ama haftada bir ders sonu sohbet etmeyi yada karşılaşırsak ayaküstü konuşmaları bekleyecek biri de değilim. Çağırdığımda hemen kabul etmeyeceğini biliyordum aslında ama çok zorlamayacak şekilde "yeni yerler öğrenmiş olursun bak çok kafa çocuklardır" dedim bekledim. Yine "yok ya" deseydi kös kös o yorgunlukla tek gidecektim ama kabul etti. Eve iki adım kala bizim çocukların yanına gittik. Sevdiğim, güvendiğim 4-5 kişi var zaten diye rahatlıkla soktum o ortama tabi. Dershane ve liseden kalan arkadaşlar benim bir kızla geleceğimi düşünmüş olacaklar ki yanımda komşu çocuğunu görünce şok yaşadılar. Nasıl sıcak kanlı bir yapısı varsa çocuk anında ortama ayak uydurdu. Ben bile yıllardır tanıdığım kişiler olduğu halde o derece adapte olamıyorum ilk gittiğimde ama o hiç öyle mi? Diyorum ya İstanbul'da boş bırakmazlar bu çocuğu diye. Yine neler yapıyorsun, nereden geldin, çalışıyor musun sorularıyla komşu çocuğunu tanıdılar bizimkiler daha sonra imalı sözlerle "sevgilin var mı?" diye sordular. Bizimkiler adına ben utandım doğrusu... Neyse bütün akşam ne oldu dersiniz eğer, çok basit ama yine çok hoş sohbet ettik. Minik el temaslarımız oldu ama friendzonea düştüm ya da düşüyorum. Hayır yani aptal değil ya anlamıştır duygularımı ama bozmak istemediği için duruyordur... Sanırım resmen artık "arkadaş" kategorisindeyim... İşin üzücü kısmı bugün hatta şuan bile aşırı yorgun ve uykuluyum ama onunla olacağım diye yaptığım şey yüzünden yarın ölü olarak gideceğim işe gibi görünüyor.