bitti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2018 Perşembe

Kaçmak da bir işe yaramaz bazen

Bir şey olacaksa siz ne yaparsanız yapın o olur bunu sürekli olarak kendime hatırlatıyor olsam da hatta bu gerçeği biliyor olsam da sanki tersine döndürebilirmişim gibi bir inanca girdim. Tabi ben böyle düşünüp planladım diye hayat da aynı şekilde bana plan yapmaz, yapmadı da.  Bu adam hasta olduğu süre boyunca kendini sürekli benden çekse de ve ben son zamanlarda ne kadar aptala yatıyor olsam da buraya kadarmış. O kıza karşı hissetmediğine emin olduğu ve üstüne binlerce kez öyle olmadığına dair  yemin ettiği halde beni buna inandırmaya çalışmadı. Dümdüz ve duygusuz söylediği o laflar ikimizin çevresinde havada bomboş döndü durdu hatta. O ilişkinin bitmesi gerektiğine kararı ben giderken vermişti zaten kafasında ama bana karşı sürekli "onu üzemem, bitirecekse bu ilişkiyi o bitirmeli" düşüncesi olduğu için benim tekrar konuyu açmamı hatta bitirmemi bekledi. Bunu gördüm onda görmedim değil ama bir umut dedim belki ben yanılıyorumdur, kendi kafamda kuruyorumdur. O ne kadar topu benim üzerime atmış olsa da ben kendimde tutup konuyu açmadım ama yine lanet olası bir alkol alımı sonrasında -ki artık hayatımdan alkolü çıkarabilirim çünkü Fatih'le başımıza ne geldiyse hep içince geldi- konu bir şekilde geldi yine o kıza. Susmaya çalışsam da susamadım ve en sonunda ne o benim kendi kafamda kurduğum şeyler yüzünde üzülmemin doğru olduğunu ne de bunu ona belli edip ya da etmeyip üzülmesini sağlamamın doğru olmadığını söyledi. Haklı, bir arkadaşımın başına geliyor olsa bu durum ben de ayrılmasını önerirdim çünkü iki taraf da anlamsız bir strese ve güvensizliğe girecek sonuçta. Lise zamanı tanıştığı kızla gittiği, yaptığı şeylerin haddi hesabı yokken İstanbul'da nereye gidersek gidelim onunla da bir anısı var. Bunları bana söylemiyor olsa da ya da ben konusunu açıp ona sormuyor olsam da kafamın içindeki o küçük tilkiler gezinmeye devam ediyor. Evde o hasta halinde yatağında yatarken bile annesinin lise mezuniyetinden kalan o fotoğrafı saklaması bütün gece gözümü kırpmamı engelledi. Daha önceki gelişlerimde de o kızdan haberim olmadığı için daha doğrusu ona olan duygusunun bu derece derin olduğunu bilmediğim için önemsemeden geçip gitmiştim ama aslında o kızdan ne çok şey var hala onda. Kitaplığında bile kaç tane kitap var zamanında ondan alıp geri vermediği ki en önem verdiği şeydir aldığı kitabı geri vermek ve ondan alınanın da geri verilmesi. Görüşmüyorlar aslında çok uzun zamandır hatta o kız artık evli bile diğer arkadaşlarından öğrendiğim kadarıyla ama ondaki bu "onu sevme" alışkanlığını ben kendime yediremiyorum. Çivi çiviyi söker derler ya bir daha asla bir insana bu önerinin benzerini bile yapmayacağım çünkü karşı taraf için sadece acı başka bir şey değil. Şu an bile saati önemsemeden gözyaşlarıyla boynuna sarılmak "benim için sorun değil" demek istiyorum ama bunun bir sorun olduğunu ve bunun altından kesinlikle kalkamayacağımı da biliyorum. Yine olmadı be blog, yine yalnız ve bu sefer aynı zamanda üzgün giriyorum yeni yıla...

18 Kasım 2018 Pazar

Bitti...

En sonunda tamam diyorum bu sefer oldu, 25 yıllık hayatım boyunca ilk defa düzgün bir ilişkim ve sosyal bir hayatım var diye ama hayır! Tabi ki de her şey çok güzel bir şekilde ilerlerken böyle kusursuz olmaması için pürüzler çıkmak zorunda. Hatta pürüz öyle küçük de değil baya bildiğiniz bitti. Neden mi? Ben ailemle Fatih arasında kalıp zorlanıyorum diye. Olayın nasıl ilerlediğine değinecek olursak aslında biraz anlamsız. Geçen hafta aile içi bir durumdan kaynaklı izin alarak apar topar bir yere gitmem gerekti. Plansız programsız bir durum olduğu için o dönem için konuşulan her şey havada kalmış oldu ve bir nevi sözler tutulamamış oldu. Gidişimden bir gece önce Fatih ve birkaç arkadaşı içmeye gitmişti ben de evde kendi halimde hazırlık yapıyordum. Saat 11 civarı Fatih aradı ve kesinlikle eğlenceli ama sarhoş bir sesle beni de yanlarında görmekten mutlu olacağından bahsetti. Hemen gittim tabi bu eğlence kaçmaz diyerek. Yanlarına vardığımda hepsi ayrı alemdeydi ve eski sevgili ya da sevdiklerinden bahsediyordu. Hepsinin hikayesini ayrı ayrı zamanlarda dinlediğim için bilsem de sıradan tekrar dinledim sarhoş kafaların platonik aşklarını ama sıra Fatıh'in isyanlarına geline ister istemez gerilmeye başladım. Eski şeyler tamam önemli değiller ama yine de ondan bahsederken çatlayan sesi bile içimi mahvetti. Sarhoş adama kıskandığımı mı söyleyeceğim diyerek sustum ama anlattı anlattı anlattı derken hissettiğim tek şey salt acı olmaya başladı. Oturduğumuz yerden kalkarken en son susmasını söyledim çünkü durum benim için gerçek anlamda rahatsız edici olmaya başlamıştı. Artık susmasını bunları daha fazla duymak istemediğimi ona söyleyince "Cha ben ona aşık değilim, sevmiyorum artık umrumda değil" dedi. Konuşmak istemediğimi eve dönmek istediğimi söylesem de üsteledi konuşmaya çalıştı. Üzüldüğümü görünce daha fazla bir şey söylemedi sarıldı ittim, yanımda durdu başka yere geçtim derken eve dönmeme izin vermeden sadece yanında tuttu beni. Ben sırf rahatsız hissetmesin diye artık Komşu Çocuğunun adını anmazken kendim aynı durumla karşılaşmam gerçekten sinir bozucuydu. O gece artık bir sonraki gün işe gideceğimiz için evlere ayrılırken beni bırakmak istedi ama sarhoş ısrarı yüzünden bağırıp tek başıma taksiye bindim ve eve döndüm. İşte bütün gün telefonumdan uzak kalıp bir sonraki sabah havaalanına gideceğim sırada ki bu sabahın 5i demek oluyor kapımda belirdi. Yol boyu ağzımızı bıçak açmadı ikimizin de ama ayrıldığımız esnada "döndüğünde konuşmamız gereken şeyler var" diyerek beni küçük bir hoşçakalla uğurladı. Peşinden gelen 10 günün hiçbir kısmında da konuşmadık. Anlayacağınız nasıl başladığını anlamadığım ilişkim yine ansızın bitti gitti. İstanbula hala dönmediğim için konuşmuz değiliz ama her şey ortada. O artık o kızı sevmediğini söylese de ben onun yapabileceğini söylediği şeyi yapacak güçte değilim. Bana bir başkasını düşünerek sarılırken ya da keşke o olsaydı öptüğüm diyerek beni öpmesine ben dayanamam. Her şey bir kenara ben bununla savaşamam. Bunun altından kalkamam...