Başlıkta da anlaşılacağı üzere gerçekten çok ilginç biriyle tanıştım. Geçen gün Kadıköy'de çok boş zamanlarımda oturup kitap/kahve keyfi yaptığım bir anda daha çok genç olduğu belli olan bir kız oturacak yer bulamadığı için aynı masada oturup oturamayacağımızı sorup oturmak için izin istedi, ben de kabul ettim. Başta aramızda hiçbir diyalog geçmedi ama sonradan ikimizin de kahvesine uzanmasıyla kızın eliyle benim elim birbirine dokundu. Hani yün kazak giydiğinizde her hareketinizle bir sürtünme olur ve sağa sola elektrik çarpmaya başlarsınız ya bende de tam olarak öyle bir durum yaşandığı için kızı baya bildiğiniz çarptım. Öyle ki benim bile o an canım yandı. Böyle bir olay yaşanınca da aramızda minik bir sohbet başladı ve kız aslında kazaktan kaynaklı değil benim kendi enerjimden kaynaklı böyle bir şey olduğunu söyledi. Başta ne demek istediğini anlamadım ve biraz daha açıklamasını istedim. Dediğine göre çevreme çok yüksek bir enerji veriyormuşum ve bu durum insanları benden az çok kaçırıyormuş ama aynı zamanda da o enerjiyi hisseden kişide bir merak uyandırıyormuşum. O kız hissetmiş ve dediği gibi merak etmiş bu yüksek enerjinin kaynağını. Yumuşakça elimi tutup falıma bakmış olması, aslında kartlarını çıkarıp benimle ilgili daha çok şey öğrenme isteği duyduğunu söylese de ortam müsait olmadığı için yapamayacağını söylemesi falan gerçekten çok ilginç bir deneyimdi. Mantığımla sürekli hareket etmemin çok akıllıca olduğunu, bu konuda beni takdir ettiğini, duygusal zeka kısmında biraz kötü olduğumu bu yüzden ilişkilerimi yürütemediğimi söylemesi beni biraz kırmış olsa da yeni ilişkilerimin yolda olduğunu söylemesi beni biraz güldürdü. Dediğine göre birileri girecekmiş hayatıma ve biri uzun biri kısa ilişkim olacakmış. Uzun olacak olan ilişkimden hemen sonra kısa olana geçecekmişim ve onunla diğerinden çok daha fazla şey paylaşacakmışım. Kurduğu cümle şöyle bir şeydi; "Belki de onunla evlenirsin, emin değilim mantığın çok ağır basıyor ve evlilik çizgin çok parçalı. Hızlı bir evlilik ve sonrasında bir boşanma olabilir." Anladığım kadarıyla yalnız ölecek biriyim ama genel itibariyle inatçı ve sağlıklı olacağımı söyledi. Hem yalnız hem de dünyaya kazık çakmış biri olacağım fikri benim çok hoşuma gitmese de kızda bir hayranlık oluşturmuşum gibi hissettim. Çok saçma değil mi ama bir yerde oturuyorsunuz sonra biri yanınıza gelip geleceğinizle ilgili bir şeyler anlatıyor falan. Başta kızın bir yeni nesil dolandırıcılardan olduğunu düşünsem de benden herhangi bir talepte bulunmamış olması sonrasında nasıl ön yargılı bir insan olduğumu düşündürdü bana. Bu da böyle bir deneyim olmuş oldu benim için. O kızla aynı yerde bir daha karşılaşır mıyım merak ediyorum doğrusu. Keşke kalkıp bir yerde kendime tarot da baktırsaydım ondan da eğlenceli şeyler çıkabilirdi diye düşünüyorum.
tarot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Aralık 2019 Cuma
20 Ocak 2016 Çarşamba
Nostalji oldu bunlar hep
Astrolojiyi hep sevmişimdir. Burçlar olsun, fal olsun, yıldızlar, melekler vs. vs. hep ilgimi çekmiştir. Hala çok severim ama bunlara eskisi gibi fazladan zaman ayırmam. Örneğin lise zamanımda okul çantam olduğu halde lise 1in sonunda aldığım tarot kartlarım ve yol rehberi kitabım her zaman yanımda olurdu. Sınıfta hatta okulda günlük olarak kart açtığım bile olurdu hatta. Hayatını açtığı kartlara göre yaşayan biri olmasam da çok içli dışlıydım işte. Üniversiteye başladığımda ilk bir süre kartlarımı çantamda taşımaya devam etsem de kimseye bundan bahsetmemiş zamanla da çantamdan çıkarmıştım kartlarımı. Tabi evime girip çıkan ya da konusu açıldığında söylememle bilen arkadaşlarım hatta baktıranlar vardı ama neyse onlar önemli değil. İstanbul'a geldiğimden beri ilkokul ve lise arkadaşlarımla görüştüğüm için ve onlar da benim bu merakımın zamanında tam içinde oldukları için kartlarım tekrar çantamda yerini almaya başladı. Minik öğrencilerimin sınavları bittiğinden beri neredeyse boş boş evde oturacağıma gezeyim edeyim dedim aradım yine artık aynı kafada olmadığım arkadaşlarımı. Buluşmaların birinde de eski arkadaşlarımdan biri "Cha kartların duruyorsa onları da getirsene bir fal bakarsın güler eğleniriz" dedi ben de hemen aldım gittim tabi. Fal iyi hoş güzeldi, biz kendi aramızda eğleniyoruz derken iki kızın bizim masaya bakıp sürekli konuştuklarını fark ettim. Aslında fark etmemek elde değildi çünkü biri çaktırmamaya çalışsa da bütün dikkatiyle bizim masayı dinliyordu. Neyse, o iki kızın uzaktan bakışlarını da fark ettikten sonra onlara bakıp "size de bakmamı ister misiniz" diye sordum. Size şunu söyleyebilirim ki ben hayatımda bu kadar hızlı toparlanıp yanıma gelen iki kişi görmedim. Uçtular resmen! Kartları karıştırdım, usulünce dizdim ve teker teker açtırdım kızlara. Fal kısmından sonra kahve ve sohbet olayına 3 arkadaş oturduğumuz masada sonradan 5 kişi çok güzel güldük eğlendik. Kızlarla ne kadar karşılıklı numaralarımızı vermiş olsak da onları bir daha görmeyeceğime eminim diyebilirim ama o eğlenceli güne değerdi. Kartlarımı seviyorum ya. Fala inanma ama falsız kalma lafı cidden eğlencenin kapısı. Hoş, gecenin bir yarısı "Cha şuna bakar mısın" diye gelen fincan fotoğraflarını saymazsak. Telefon uygulaması mıyım ben ya?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

