Önümüzdeki hafta yalanın bini bir para diyerek aklıma ne gelirse sıralayacağım sanırım. Önce günübirlik ya da tek gecelik okuduğum şehre gidip geçici mezuniyetimi almaya gidecektim ama daha sonra Defne, Emre ve Batu'yla konuşup bu süreyi 1 hafta kadar uzatmayı düşünmeye başladım. Aslında ben düşünmeye başladım ama onlar kesin diyerek plan yapmaya başladılar. Emre de Batu da gün içinde çalıştıkları için Defne ve ben evde pinekleyeceğiz ama olsun Defne'yle o bile güzel olur. Plana göre belgeleri alacağız ilk gün ve daha sonra çocuklarla buluşup onlardan birinin evine gideceğiz. Aslında adeta "babamız" olan Batu "bende kalırsınız" der diye düşünmüştüm ama iki ev arkadaşı da evdeymiş rahat olmazmışız. Bunun üzerine öğrendik ki Emre bey Batu'nun aksine yalnızmış. Tabi Defne'yle bunca yıllık samimiyeti arkamıza alarak hemen "eh canım senin sıkılıyordur o zaman biz sana geliyoruz :)" dedik ve böylece kalacak yer sorunumuz da kalmamış oldu. Hoş Emre "bedava kalmak yok, her gün yemek, bulaşık, çamaşır halledilecek" dedi ama olsun bir birlik olur her türlü kendi pisliğini ona toplatırız dedik Defne'yle. İşin en zor yanı anneme ne diyeceğim. Hadi mezuniyet belgesi diye gidiyorum ama 1 hafta için ne söylenir ki? Bir de nerede kalacağım konusu var tabi. Emre'de kalıyorum desem içi rahat etmez (Emre biraz geniş bir çocuk olduğu için annem ona karşı biraz daha mesafeli olmam yönünde düşünüyor) Batu'da kalıyorum dersem bu sefer onu rahatsız edeceğimi düşünür. Kaldı ki ev arkadaşlarını duysa hayatta bırakmaz. Bir de neden 1 hafta tabi. Buluşma görüşme 2 gün gör gel der kapatır konuyu ama 2 gün bana yetmez. Şu boş günlerimde bunu düşünsem iyi olur sanırım çünkü gitmeyi gerçekten istiyorum.
