kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2015 Çarşamba

Bir kedi gördüm sanki

Bu sabah çok garip bir rüyayla uyandım. Aslında bu yazıyı bütün detaylar aklımdayken yazmak istiyordum ama uyuyakalıp arkadaşımı arkadaşımla buluşacağım yere geç kaldığım için gecikti biraz. Neyse, rüyam çok garipti bu yüzden anlatmak istedim ve tabi internete bununla ilgili rüya tabirini de arattım... Bu olaya ne kadar inanmasam da eğlendiriyor işte beni.
Rüyamı kısaca anlatmam gerekirse; üç katlı lüks bir villanın ikinci katına çıkarken aşağıdaki kuzenime "ben kediyi alıp geliyorum" dedim ve ikinci katın balkonuna baktım ilk olarak. Orada köşede 3 bıcır bıcır yavru* bir de anne kedi vardı. Anne kediyi aldım kucağıma sevdim** falan derken aşağıya bir baktım kocaman bir kaplan bakıyor bana doğru. "En azından buraya çıkamaz" dedim kendi kendime daha sonra bir baktım bana doğru zıplama pozisyonuna geçiyor. "yok artık" diyerek geri geri kaçtım*** daha sonra banyoya (?) saklandım hemen. Biraz zaman geçtikten sonra kaplanı göremediğim için tekrar balkona gittim orada da iki kedi kavga ediyordu**** ama ben kedilere dokunmadım "şimdi ben bunları ayırmak istersem arada kaynarım kesin" dedim içimden onlardan ufak ufak uzaklaştım tam o anda da köşede başka 3 yavru kedi gördüm ama onlar ölü***** "ah canım, vah canım" diye üzüldüm az çok derken en sonunda üst kattan alacağımı söylediğim kediyi aldım ve aşağıya indim. Rüyanın sonrasında bir şey yoktu pek ki zaten çok net hatırladığım da söylenemez. Bu kadar çok kedi görmek şahsen bana garip geldi hatta. Nasıl bir bilinç altına sahipsem artık.

Bu arada rüya tabirlerinde o * koyduğum yerlerin anlamları da şöyleymiş;

* Yavru kedi
Rüyanda kedi yavrusu görmek bağımsızlığa doğru bir geçiş aşamasında olduğunuzu temsil eder. Bu bağımsızlık hayatınızın büyük bir kısmını etkileyeceği gibi basit kararlarınızla ilgili de olabilir. Örneğin hayatınızda hayır diyemediğiniz insanlara hayır demeyi öğrenmeye başlayabilirsiniz. Hayatın sunduğu yeni şeyleri keşfetmek için hazırsınız. Bir diğer taraftan böyle bir rüya masumiyeti ve saflığı simgeler.

** Rüyada Kedi Sevmek
Rüyayı gören kişinin, içinde bulunduğu ortama ya da duruma göre değişiklik gösterir. Eğer işle ilgili bir karar verilecekse ortaklık kurulan ya da maddi destek istenen kişinin kötü niyetli bir kişi olabileceğine işaret eder. Evlilikle ilgili bir durum varsa eğer yakında nur topu bir çocuğa sahip olunacağına alamettir. Ayrıca, çok sevinilecek bir haber alınacağına ve bu haber doğrultusunda kazançlı bir işe girileceğine ancak atılacak adımlarda dikkatli olunması gerektiğine yorulur.

*** Kaplandan Kaçmak
Zorlu bir rakibin vereceği teklifle birlikte aynı iş kolunda olan iki rakip firmadan birinin iş dünyasından çekileceğine, bu sebeple uzunca bir süreden beri kazanç elde edilen işten olunacağına, rahatsızlıklarla boğuşulacağına, kalp kırıklığı yaşanacağına, düzenin bozulacağına, haneye nifak gireceğine ve istenmeyen işlere girmek zorunda kalınacağına delalet eder. Rüyada kaplandan kaçarken yere düşmek, sorunlardan kurtuldum denildiği bir anda daha da içine düşmeye, ismin bir dedikoduyla lekelenmesinden ötürü sahip olunan mevkiyi kaybetmeye, güçlü bir rakip karşısında geriye düşmeye, zorlu bir hastalıkla uğraşmaya ve kötü kalpli bir kadının oyununa gelmeye alamettir.

**** Rüyada kavga eden kedi görmek
Sıkıntıya düşerek özlediği güce, sıkıntı sonrasında kazandığı sevince, umudunu kestikten sonra elde ettiği büyük güce, sıkıntı çekerek ümit ettiği şerefe manasına gelir. Bazen de şöyle tabir olunur; kavga eden kedi görmek, cimri bir amire, uzun bir bekleyişin sonunda kavuştuğu zenginliğe, cefa çektikten sonra gözlediği temiz rızka, zorlukla gözlediği temiz kazanca, sıkıntı çekerek istediği refaha, meşakkatle birlikte elde ettiği rahata manasına gelir.

***** Ölü kedi
Rüyanızda bir kedi öldürmeniz, öldürülen bir kedi görmeniz veya kedinin kaybolması gibi kediye gelen zararla ilgili her türlü durum; özgürlüğünüzün kısıtlanmasıyla ilgilidir. Hiç de istemediğiniz bir şekilde kendi özgürlüğünüzü kısıtlıyor olabilirsiniz. Üstelik bu sizin seçiminiz de olabilir.
Örnek vermek gerekirse; evlilik arifesindeki bir erkek böyle bir rüyayı görüyorsa evliliğin özgürlüğünü kısıtlayacağını düşünüyor olabilir. Bununla birlikte evlilik bu erkeğin kendi seçimidir.
Hayatınızda özgürlüğünüzü kısıtlayan durumları keşfetmeli ve çözüme kavuşturabileceklerinizin üzerinde durmalısınız.

Bir yazı içerisinde kaç tane "kedi" kelimesi geçebilir diye sorarsanız ben bile bu kadar çok olabileceğini düşünmemiştim ama rüya ve yorumu böyleydi. İyi gibi görünüyor ama neyse artık yaşayıp görücem.

17 Kasım 2015 Salı

Sen evde böyleyken sokaktakiler ne yapsın

Senelerce ne soğuk havalara dayanan küçük -aslında baya büyük- kedim ciğerlerini üşüttü! Ona ne kadar "kedisin sen hadsiz! Bizim hastalıklarımızın sende ne işi var" diye kızsam da veteriner baya ağır grip geçirdiğini, daha geç fark etseydik zatürreye dönebileceğini söyledi. Hayır dışarı çıksa gam yemeyeceğim ama sıcacık evin içinde nasıl hasta oldu bu çocuk aklım almıyor. Bir de beyimiz bir nazlı oldu ki sormayın. Kedime baktıkça abimin hastalığını hatırlıyorum desem yeri! Sürekli yanımda yatmak, kucağımda olmak istemesini anlayabilirim ama çok sesli horluyor, benim uykum kaçıyor. O ufacık burundan o ses nasıl çıkıyor anlamasam da 80lik nine horması resmen. 

Veteriner bir hafta için hergün gelip iğne olmamızı söylediği için gidiyoruz iğne olmaya ama işin komik kısmı düzenli bir şekilde yenilediğimiz için sıcak olan sıcak su torbasının üzerinde mayışmış yatan yavrum, kutusunun sesini duyduğu an "ya ben çok iyiyim, hiç gitmeye gerek yok" modunda enerjikmiş gibi davranıyor. Tabi üç beş koşturup sonra bir yerlere boylu boyunca serilmesinden anlıyoruz nasıl yorgun olduğunu o ayrı mesele. O kadar şapşal ki o hallerini izlemek çok eğlenceli oluyor.

Aslında ilk gün nasıl korktuğumu anlatamam çünkü evin sıcaklığından kaynaklı vücudunun çok sıcak olduğunu düşünürken bir anda peş peşe gelen öksürükleri, nefes almakta çektiği zorluğu fark edince nasıl hazırlanıp evden çıktım bilmiyorum. Veteriner ateşine bakmak için o minik poposuna termometreyi soktuğunda bile sesi çıkmadı garibimin, oysa o an dünyayı yıkması gerekiyordu. İlk iğnelerini yapıp kendine gelmesini bekleyene kadar öldüm öldüm dirildim küçücük veteriner kliniğinde. 

Çocuğumun durumu önceki günlere göre çok çok iyi, sadece "hastayken benimle daha çok ilgileniyorlar, o zaman hasta taklidi yapayım" diyor olmalı çünkü bir öyle bir böyle halleri. Kucağa çıkıp kafasını omzum ve boynum arasına koyup uyuyan bir kediye dönüştürdü bu hastalık. Resmen naz yapıyor her konuda.

12 Eylül 2015 Cumartesi

Çok basit sanıyor herkes

Hayatının herhangi bir kısmında ev hayvanı olmayan insanlar, ev hayvanı olan insanların onları kaybetme acısını hiçbir şekilde anlayamıyor. Bugün aşı zamanı gelen kedilerimi veterinere götürdüğümde de gördüğüm tam olarak buydu. Ortalama benim yaşlarımda iki çocuk ellerinde üst kapağı açık bir taşıma kutusuyla yavaş yavaş gelip benim de bulunduğum bekleme kısmına geldiler. Yanıma yaklaştıklarında kutuda kıpırdayacak hali olmayan büyük bir kedinin ön patisinde damar yolu açık bir şekilde yattığını gördüm. Çocuklardan biri sürekli kedinin başını okşuyor içli içli nefesini çekiyor ve gözler şiş. Ya ağlamaktan ya da bütün gece uyanık kalmaktan ki bence ikisinden sebep çocuk öyleydi. Yanındakinin de durumu pek iyi değildi çocuğun yani ikisi de fazlasıyla üzgün ve yorgunlardı. O kediyi acil müdahale odasına alıp beni de normal muayene odasına aldıklarında tekniker mi teknisyen mi bilmediğim gence o kedinin nesi olduğunu sordum. Zerre kadar aldırış etmeden "ölmeden önceki son çabalar işte" dedi, sonra da "uyutalım dedik ona da yanaşmadılar, oysa kedi yani her gün gelip yaptıkları masrafa yazık" dedi yüzsüz yüzsüz. "Sizin hiç ev hayvanınız oldu mu?" diye sordum çocuğa kafasını sallayıp "hayır" dedi. Aslında bu konu hakkında hiç affetmem yoktur o çocuğa bağırıp çağırmam gerekiyordu ama nasıl olduysa tuttum kendimi ve "bir hayvan sahiplenip onunla yaşamaya, ona göre hareket etmeye, onu düşünmeye başladıktan ve onu kardeşiniz ya da çocuğunuz gibi görmeye başladıktan sonra sizin dediğiniz kadar kolay olmuyor hiçbir şey" dedim. Ağzının içinde kem küm bir şeyler sayıklayıp veterineri çağırdı. Bu konuda sabrım yok çünkü 10 yaşımda ilk köpeğimi kaybettiğimde de duydum bu "o sadece hayvandı" lafını ilk kedim ortaokulda araba altında kaldığında da. Oysa ben orada "o bir hayvandı" diye değil "o benim kardeşimdi" diye düşünüyorum. İnsan kardeşini kaybedince nasıl mahvoluyorsa yıllarca aynı evi hatta yatağı paylaştığı canlıyı kaybettiğinde de param parça oluyor. 12 yıl geçti üzerinden köpeğimin eşyalarını veremedim hala hiç kimseye ve aradan onca zaman geçmesine rağmen fotoğraflara bakınca hala gözlerim dolar. Şimdi yaklaşık 10 yıldır kedisi olan biriyim ve düşünemiyorum onlardan birini bile kaybetmeyi. Büyük kedim evde olduğu için bir 10 yıl daha bizimle olabilir en fazla bunun farkındayım ama o zamanları şimdiden düşünüp kendimi üzmeye hiç niyetim yok. Hastalandıklarında bile evdeki kimsenin gözüne uyku girmezken ikisinden birinin gitmesi durumunu düşünemiyorum bile.