küçük hanım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
küçük hanım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2017 Pazartesi

Bana bu kadar benzemesi korkutucu

Ben küçükken cevabını bildiğim zor soruları sağda solsa gördüğüm herkese, özellikle anneme sorup ecel terleri döktürürdüm. Bu benim gün içerisindeki en büyük eğlencem olurdu ki hala bazılarını hatırlarım. Karşımdakinin beti benzi atardı küçücük bana nasıl doğru açıklamayı yapacaklarını düşünürken. Bir de olabilecek en kibar çocuklarını yetiştirmeye çalıştıkları için yanlışlıkla öğreneceğimiz bir kelimeyle bu "kibar çocuk" projeleri çöpe gidebilirdi. Küçükken okumayı sevmezdim ama araştırma yapmaya bayılırdım. Gereksiz bilgileri nereden olursa olsun alır, beynimin bir köşesinde bekletirdim ki en doğru anda o bilgiyi kullanabileyim. Eğitim programları, belgeseller, bazı kişisel gelişim kitapları vb. şeylerle oynar aynı zamanda sokakta koşup oynarken arkadaşlarımdan duyup öğrendiklerimi de tartar bir kenara koyardım. Anneme o tipik "bebekler nerden gelir" sorusunu bile sormuşluğum var. Hamile olan yengemi örnek göstererek "o bebek oraya nasıl girdi" diye sormuştum hatta. Cevabı biliyordum aslında, kendi çapımda masumca fikirlerim vardı çünkü bir köpeğin hamileliğini baştan sona anlatan bir belgesel izlemiştim ve hayvanların bizden bir farkı olmadığını hesaba katarak söz konusu bir birleşmeyi tahmin edebiliyordum. Tabi benim sorunun cevabını biliyor olduğumu annemin bilmemesi ve bana ne şekilde açıklayacağını şaşırması beni fazlaca eğlendirmişti. Bir benzerini birazcık daha büyükken babanneme yapmış ve ona da pedin açıklamasını yaptırmıştım. O da açıklamakta oldukça zorluk çekmişti çünkü 8-9 yaşında çocuk periyodik bir döngüyü, biyolojiyi nasıl anlasın? Dizilerde insanlar kan kaybından ölebiliyorken bu durumda o döngü kötü ve ölümcül bir şey olmalı değil mi? Bunun da cevabını biliyor ama karşımdakine karşı gelecek şekilde bana açıklamasını zorlaştıracak aptallıkta sorular sorup onu zora sokuyordum. Bu durumların  beni eğlendirdiği ama büyükleri eğlendirmediği bir gerçek tabi. Kendi evladım böyle olsa sevmezdim ben doğrusu ama sokağa da atmadılar bu şımarıklıkla beni. Helal olsun...
Şimdi bu nereden çıktı derseniz benim küçük hanım da benim yaptıklarımın aynılarını yapmaya başladı. Bazı özelliklerimiz var ki böyle bir benzerlik olmaz. Hayır çocuk benimle büyümedi ya da rol model aldığı benim küçüklüğümün nasıl olduğuna dair bir fikri yokken bu şekilde aynı yollardan geçmemiz kendimi bir garip hissettirdi. Kullandığımız cümlelerin birbirine olan benzerliği, hal ve hareketlerimiz kısaca sanki kuzenim değilmiş de çocuğummuş gibi. Ben ablama baya benzerim hatta yan yana olduğumuz bir fotoğrafta arkadaşlarından birçoğu ikiz olduğumuzu öne sürerek aksi bir cevabı kabul etmiyorlardı. Sebebi yüz hatlarımız ya da genler değil daha çok benim annemden çok ablamla büyümüş olmam ki bu da mimik ve tepkilerimizin aynı olmasına neden oldu. Bu kızın ablası da kesinlikle benim gibi değil, onu da örnek almıyor. Küçük hanımla gözle görülür benzerlikler olması beni biraz tedirgin ediyor. Özellikle onun babasını düşündüğümde benim yaptıklarımı yaparsa olacakları düşünmek bile istemiyorum.

8 Ocak 2017 Pazar

İlk defa bu derece paylaşılamaz oldum

Benim minik sarışını az çok hatırlayanınız vardır. Kendisi benim ortanca dayımın 6 yaşındaki en küçük kızı ve aramızdaki iletişim fazlasıyla iyidir. Çalıştığım için ona yeterince zaman ayıramadığımı söylüyordu son zamanlarda ben de en sonunda tamam dedim dayımı arayıp bizde kalması için izin istedim pazar da kahvaltıya gelirsiniz bize diyerek biraz ağız yaptım. Ablasının bu durumu kıskanacağını onun da benimle vakit geçirmek istediğini söyleyince tamam o zaman kızların ikisini de işten sonra alırım dedim  annesine de haber verip akşamüstü gittim aldım kızları. Eve geldiğimizde küçük dayımın sanırım 1,5 yaşında olan kızı da bizdeydi. İşin ilginç kısmı o minikle o kadar yan yana olma şansımız olmadı ama beni biraz farklı görüyor sanırım ki bacağımdan ayrılmıyor. Küçün hanım onu görür görmez "Cha, hani bu gece sadece biz olacaktık" diyerek ilk tepkisini ortaya koydu. Onun gideceğini, gece bizim çok eğleneceğimizi söyleyerek biraz sakinleştirsem de bütün akşam boyunca yanıma gelen bebeği iteledi durdu. Yemek yicecektik annem rahat yesin diye ben kucağıma aldım bebeği almaz olaydım küçük hanım da kendi yemeğini bana yedirtti. Sonuç ne mi oldu? Açım! Herkes yedi ben bir şey yiyemedim. Neyse, peşimden bir saniye ayrılmayan minikler akşam akşam yordu beni. Çocuklarla iyi anlaşamıyorum bu bir gerçek ama kan mı çekiyor nedir kuzenlerim beni baya seviyor. Hani ben de seviyorum şimdi yalan olmasın baya eğlendiriyorlar beni o şapşal halleri ve konuşmalarıyla ama o kadar yani başka çocuk söz konusu olduğunda kesinlikle o hallere katlanamıyorum. İşin komik kısmı küçük hanım kendinden daha minikle beni kıskanırken o kadar efor sarf etti ki o gider gitmez uyuyakaldı. Ergenlik yolunda emin adımlarla ilerleyen ablasıyla sohbet etme fırsatı bulmuş olsak da bir türlü açamadığım bir içine kapanıklığı var. Yaşından kaynaklı sorunları vardır diye tahmin ediyorum ama sanırım onu daha çok yanıma alıcam. En basiti kendimden biliyorum o yaşlarımda ablam olmasa ne yapardım hiç bilmiyorum. 

8 Ağustos 2015 Cumartesi

İşte şimdi tatil eğlenceli olmaya başladı

Geçtiğimiz gece Ece'nin canımı sıkmasıyla sabaha kadar uyuyamayıp gün doğumundan 1-2 saat sonra uyumayı başarabildim. Hal böyle olunca da akşama kadar kalkmak bilmedim. Aslında daha uyurum dediğim zaman aralığında -ki bu 3-4 arası- yanımda bir kıpırtı hissettim ama gözümü açıp bakmadığım için ne olduğunu anlamadım. Daha sonra kaşım gözümle oynanması, saçımın ağzıma burnuma sokulması gibi sinir bozucu durumlarla uyandım ve daha önce şu yazımda bahsettiğim küçük kuzenim geldiğini gördüm! Çocukları sevmem dedim hatta hala sevmem ama bu küçük başka bir şey. Canım sıkkınken anlayıp bana kendince öğüt veren ya da sadece sarılıp yanında sessizce duran bir küçük nasıl sevilmez ki? Kedi gibi. Neyse, anneannesiyle gittiği memleketlerinden sonra yazlığa anne ve babasıyla yanımıza gelmesi aslında +4 çocuk ve 2 yetişkin anlamına gelse de bu ufaklık için katlanılabilir bir durum bu. Eve döndüğümden beri görme fırsatı bulamadığım ufaklık gelir gelmez ailesiyle gittiği gördüğü yerlerden bahsetmeye başlayıp bizim de burada gezmemizi istediğini söyledi durdu. Bir şeyler atıştırmak için mutfağa gittiğimde bile annesine "cha'yla gidebilirim dimi? Hem o büyük" demesi güldürüyor beni. Ara sıra annesine gidip "hah! Kızın beni senden daha çok seviyor" demek istesem de susuyorum, görünen köy kılavuz istemez ne de olsa. Normalde çocukların mesuliyetini almayı sevmesem de önümüzdeki hafta doğum günü diye babasıyla konuşmaya karar verdim. Birini alıp diğerlerini almamak olmayacağı için 2 şoför ve arabaya ihtiyacım var tabi o kısım ayrı. Abimle şuan konuşmadım ama şanslıysam yarın o ve benden bir yıl küçük kuzen şoförlük yapmayı kabul eder biz de gezmiş oluruz. Hem böylelikle küçük hanıma hediyesini de kendisine seçtirmiş olurum. 

30 Nisan 2015 Perşembe

Yeni nesle hayret ediyorum

Bugün biraz küçük kuzenlerimden biriyle telefonda konuştum. Küçük hanımın canı sıkılmış annesi de dışarıya çıkmasına izin vermediği için beni aramış. O küçük kızın benimle nasıl iyi geçindiğini anlamış değilim. Normalde herkese karşı inanılmaz şımarık olmasına rağmen bana gelince süt dökmüş kedi. Annesinin bile arada arayıp ona kızmamı istediği oluyor hatta. Neyse, küçük hanımla yaklaşık bir 20 dakikaya yakın konuştuk. Baya dertleri varmış aslında da benim eve dönmemi beklemiş anlatmak için. Kendisi 5 yaşında, anaokulu dışında bir de jimnastik kursuna gidiyor ve bana anlatacakları var... Bunu ilk söylediğinde biraz tedirgin olmadım desem yalan olur çünkü o yaşta çocuk ne anlatmak için yüz yüze olmayı bekler? Öncelikle neler yaptığını, neden canının sıkıldığını sordum küçüğe o da anlatmaya başladı yavaş yavaş.

Sevgilisinden ayrılmış... İçimden "lan benim sevgilim yok bacaksız sevgili yapmış bir de ayrılmış" dedim. Dışımdan da çocuğun kim olduğunu sordum. Jimnastik kursundaki Mert, anaokulundaki de sanırım Arda'ydı tam hatırlamıyorum. -Evet arkadaşlar 5 yaşındaki kuzenim iki farklı yerden iki ayrı çocuğu bir idare ediyormuş- Mert kurstan ayrılacak ve bu yıl okula başlayacakmış, bir de artık futbol oynamak istiyormuş bu yüzden ailesiyle konuşmuş. Benim ufaklık da onu bir daha göremeyeceği için üzülmüş ve sonuç ayrılık. Arda'dan sanırım ayrılmadı çünkü onunla ilgili şeyleri anlatırken (oyunlar, şakalar, etkinlikler) kıkır kıkır gülmeye devam ediyordu. Mert'i anlatırken yaptığı iç çekmeler yoktu.

Artık harfleri tanıdığını, okuyabildiğini ve toplama ve çıkartmayı yapabildiğini söyledi. Hatta bir de evin bir yerinden bulduğu 3-5 kelimelik bir cümleyi bile okudu benim için. Oysa ailesine bu konuda dikkatli olmaları okula başladığında derse odaklanamayacağını anlatmıştım. Kızın zaten hiperaktivite sıkıntısı var daha şimdiden okuma yazmayı öğrenirse 1.sınıfta ne yapacak? Neyse dedim ona da aferinlerle diğer konuya geçtirdim.

Kendisinden 2 yaş küçük olan kardeşinin yaptığı yaramazlıkları, kendi çikolata payını yediğini anlattı. Babası inanmamış kardeşinin yediğine bu yüzden yeni bir tane vermemiş çok sinirliydi ve babasına küsmüş onu söyledi ama sanki anlatırken hatırlamış ve yine kızmış gibiydi bu konuyu açmak iyi olmadı gibi hissettirdi. Akşamında babasına yine tripler atmıştır yine.

Benimle sinemaya gitmek istediğini çünkü artık büyük filmleri izleyebileceğini söyledi (büyük filmleri=altyazılı filmler) bunu yapabileceğimi söyledim gelince sinemaya gideriz dedim ama demez olaydım çünkü onu götürmem demek abisi, ablası ve kardeşini de götürmem demek oluyor. 4 çocuk ve ben harika! Aslında kardeşi gelmeyebilir hala küçük o ama yine de 3 çocuk da fazla...
Bir de istekleri, yemekler, anlaşmazlıkları derken sanırım eve dönmeyip sözümün unutulmasını beklemem en doğrusu -sanki bu mümkünmüş gibi-

Böyle böyle konularla 20 dakikaya yakın konuştuk işte. 5 yaşında falan ama büyüklerle oturup sohbet edebiliyor olması çok hoşuma gidiyor. 15-18 yaş aralığına girmesini bekliyorum kendisiyle ilgili çok eğlenceli planlarım var. Hoş, anne babası bu planları duysa pek mutlu olmaz ama olsun. Hangi anne baba kızını deli kuzeniyle bırakmak ister ki zaten.