sıkılmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sıkılmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2019 Cumartesi

Sıktılar yine

Sanırım insanlardan biraz yoruldum. Havaların geçtiğimiz günlerde ısınmasıyla herkesin kanı kaynamaya başlamış olacak ki sürekli bir etkinlik "hadi konsere gidelim", "gece dışarı çıkalım", haftasonu kaçamak yapalım" vb. planlarla telefonum çaldı durdu. Eskiden ben de insanları bu şekilde dürterdim ama sanırım biraz daha kendi başıma zaman geçirmek istiyorum. Aslında bu düşünce zaman zaman bana gelirdi ve uygulardım da ama artık tek bir saçmalığa dahi tahammülüm yok denecek kadar az. Fatih'le en son görüşmemizden bu yana geçen süreyi bile artık hatırlamazken yakın çevrem "hala ayrılık acısı" çektiğimi söylüyor ama bunun aksine insanları inandırmaya bile uğraşmak istemiyorum. Önceden hayatımda biri yoktu ve mutlu olabiliyordum şimdi neden biri olması gerekiyor mutlu olmam için? Buna mecburmuşum gibi davranılmasından da gerçekten sıkıldım. Evet bir ara bana da öyle geliyordu, yani birinin olması gerektiğini hissetmeye başlamıştım ama bunu döndürmek sonrası için o kadar zor olmadı doğrusu. Depresyonda değilim bence, çok çok daha kötü zamanlarım, ayakta kendimi zor tuttuğumu hatırladığım zamanlarım oldu defalarca ve şuan aslında düşündüğüm tek şey nefes almak. Bence çok bir şey istemiyorum biraz rahat bıraksınlar beni benim için yeterli. Tek başıma bir tatil belki iyi gelebilir emin değilim ama kendime bir fırsat yaratmaya çalışacağım kesin.

2 Mart 2016 Çarşamba

Çok sıkılıyorum ben

Eve döndüm. Döndün dönmesine ama nasıl sıkıcı bir hayatım var kelimelere dökemiyorum. Annem grip oldu diye döndüm eve aslında ama o da hasta değilmiş beni eve sokmak için uydurmuş. Tabi biraz nezlesi vardı ama yatalak da değildi hani. Neyse, eve dönmem biraz iyi oldu çünkü son zamanlarda kesinlikle aynı ortamda bulunmak istemediğim bir çocukla yan yana bırakılıyorum. Yanında durmak zorunda değilim diyorum kendime ama bir şekilde aynı yere geliyoruz. Konuşmaları, hal ve hareketleri kısaca her şeyi batıyor bana ve karşılaşmalarımızın önüne geçemeyince bir süre eve, annemin dizinin dibinde oturma fikri hoş geliyor o ayrı mesele. Uğur defteri kapandı hem de çok sağlam kapandı çünkü ablamın evini bastığını arkadaşıma söyleyince içinden nasıl bir çirkef çıktıysa ses soluk yok hiç. Arkadaşımın sevgilisi de aynı şekilde "rahatsız ederse söyle ben hallederim" modunda geziyor zaten derken o dertten kurtuldum. Ders vermelere devam ediyorum ama bu durumdan da pek memnun olduğum söylenemez. Kendimi bu aralar çok işe yaramaz hissetmeye başladım. Yatağa girip kitap okumaktan başka bir şey istemiyorum. Anlayacağınız geldiler bana yine. Sınava çalışmam gerekiyor aslında ygsye giricem yeni bölüm, yeni bi hayat falan diyordum da hiçbir ders girişimim yok. Amaçsızlıkta son noktayım...
Blogda reklam yayınlamak aslında en sevmediğim işlerden biri ama ikidir yapıp kendimi iğrenç hissettiriyorum. Aylar sonra belki alacağım para şimdiden saçma bir tatlılık veriyor ama. Siz bana pek aldırış etmeyin 3 kuruş için neler yapıyorum belli değil. 

25 Kasım 2015 Çarşamba

Herkes sıkılır bir süre sonra

Mine'yle günümü gün ettiğim herhangi bir günün akşamında oturup kahvemizi içerken bir anda Defne'nin aramasıyla laylaylom halimiz uçtu gitti. Defne erkek arkadaşının ona "beni boğuyorsun, seni seviyorum ve ayrılmak istemiyorum ama sıkıldım" demesi üzerine kızımız biraz depresyona girmiş durumda ona moral vermeye çalıştık ettik derken telefonu kapattığım gibi Mine "o ne demek ya? Benim sevgilim bunu söylese ben mümkün değil devam etmem onunla görüşmeye, tamam şimdi morali çok bozuk diye bir şey demedim ama birkaç gün geçsin sakinleşsin Defne'ye asıl fikrimi söylicem. Ne demek sıkıldım? Gitsin o zaman başka birine..." diye sıralamaya başladı. Durup biraz düşündükten sonra "aslında çocuk biraz haklı, ben de o kadar dayanamıyorum" dedim ve Mine'yle resmen tartışmaya başladık. Ben çocuğun gerçekten sıkılabileceğini, Defne'nin günün her saati çocuğun burnun dibinde dolaştığını söylediğimde Mine çıldırdı. "Abartıyorsun bu o kadar büyük bir mesele değil, sen de fazla ilgiden sıkılıyorsun ve bir süre karşındakine cevap vermiyorsun bazen" dedim ama o kendini savunmaya geçip hemen "ben kimsenin suratına senden sıkıldım demiyorum ama" dedi. "Haftanın her günü seninle buluştuğumuz zamanlarda ben senin suratına söylüyorum 'yeter yarın da buluşmayalım sıkıldım seni görmekten' diye. O zaman sorun olmuyor da bu mu sorun oluyor?" diye cevap versem de benim söylememle bir başkasının söylemesinin bir olmadığını, beni bildiğini söyledi. Tartışma anlamsız bir şekilde bitmeyince "çıkar yol bulamıyoruz bende susalım" dememizle sonlandırdık ama ben hala kendimi haklı görüyorum. Her kim olursa olsun bir insan sürekli dip dibe olmaktan bıkmaz mı? Bu sevmekle alakalı bir şey gibi görünmüyor bana, bu daha çok nefes almakla alakalı ya da kendinle baş başa kalmak falan işte. Arkadaş, sevgili, aile fark etmez herkes bir süre sonra sürekli gördüğü kişiden biraz uzaklaşmak isteyebilir bence ki burada bahsedilen süre haftalar, aylar, yıllar değil sadece bir gün. Defne kendini tutup o çocuğa sadece 24 saat boyunca kafa dinleyebileceği zamanı tanısa o çocuk zaten onu "aşkım neyin var? Sen bana alındın mı?" demek için arar. Mesaj bile atmaz direkt arar çünkü Defne'den 3 saat mesaj gelmezse öldüğünden şüphelenebilecek yapıda bir çocuk kendisi. Tamam belki durum herkeste aynı değildir ama karşındakini bildiğin sürece sorun edilmemeli gibi geliyor bana. Ben mi çok rahatım yoksa başkaları mı bu konularda çok sıkı bilmiyorum ama bazı durumlarda sıkılmamak elde değil.