komşu çocuğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
komşu çocuğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2018 Pazartesi

Aşk mı? Takıntı mı?

Duygusal çöküntülerim, buhranlarım ve içime kapandığım şu yaz dönemini ufak ufak atlatırken Eylül ayıyla kendime geldiğimi söylemem gerekiyor. Yaz aylarında nedense mutlu olamıyorum artık sonbaharla birlikte başlıyor her şey bende. Geçen Kasım ayında tanıştım Komşu Çocuğuyla ve tanıştığım an itibariyle ciddi anlamda tutuldum kendisine. Çelloya yeniden başlamış olmak olsun, aslında ilgim olmayan futbol konusunda sanki bir fanatikmişim gibi ilgili hareketlerim olsun, onu uzaktan izlemek her an konuşmaya çalışmak olsun birçok çabam oldu kendisiyle ilgili ama bir şey oldu mu? Hayır olmadı. Çocuğun sevgilisiyle bile tanıştım o da yetmedi birlikte yemeğe bile gittik! O olay nasıl oldu diye soracak olursanız da şöyle, bir akşam ders çıkışı benim karnımda filler tepişiyordu ve bunu oldukça gürültülü yapıyorlardı diye Komşu Çocuğu bana yemek ısmarlamak istediğini söyledi. Sevgilisi olduğunu bildiğim halde kendisine olan ilgim bitmemiş olduğu için de atlamıştım bu konuya ama akşam kızın da bize katılmasıyla ne yediğimden bir şey anladım ne de sohbetten. Çok hatırlamak istediğim türden bir anı olduğunu söyleyemem aslında çünkü o gün anladım o kızın cidden rahatsız bir tip olduğunu. O gün aynı zamanda Komşu Çocuğundan biraz uzaklaşmam gerektiğini hissettim ve kendimi başka bir yöne çevirme kararı aldım. O karar zamanında da abimin arkadaşlarından birinin tanıştırdığı bir çocukla görüşmeye başladım. Aslında hayatımda çok kalmaz diye kendisine bir isim vermemiştim ama adı artık çok geçeceği için Fatih demek daha doğru sanırım. Aslında Fatih'le tanıştırılma sebebim tamamen işle alakalı bir durumda yaşadığım bir sıkıntıydı ve abimin arkadaşı sorunu Fatih'in çözebileceğini düşününce bizi tanıştırmıştı. Başta sorunu çocukla telefonda konuşup halletmiş daha sonra hiç iletişime geçmemiştik ama bir gün iş çıkışı arkadaşımla gittiğim bir yerde onunla karşılaşınca ve birlikte oturmayı teklif edince resmen tanışmış olduk. Daha sonra aralarda görüşmeler, nadir telefon konuşmaları derken hayatıma girmiş oldu. Fatih'le nasıl bir durum içinde olduğumuzu zaten burada yazmıştım. Tamamen açık olduğum bir insan varsa o kişi Fatih hatta. Peki şuan Fatih'le bir ilişki içinde miyim ya da Komşu Çocuğuna olan ilgim devam ediyor mu diye soracak olursanız da cevabını bilmiyorum. Fatih gerçek anlamda yanımda kalmasını istediğim, konuşmayı, tartışmayı hatta sarılmayı, dokunmayı çok sevdiğim birisi ama Komşu Çocuğunu unutmuş değilim. Fatih'le konuşurken o yazarsa ona ihanet ediyormuş gibi hissediyorum hatta. Komşu Çocuğuna karşı olan duygularım nedir onu da anlamış değilim doğrusu. 1 yıl süren platonik duygu mu olurmuş yahu? Takıntı ya da hırs mı diyeceğim ama bir şeye bu şekilde takılıp kalacak bir insan da değildim ki ben. Hala içimde bir yerde Fatih'e karşı haksızlık ettiğimi düşünüyorum ama hayatımdan çıkaramıyorum da. Bir ara denedim hatta yavaş yavaş çıkarmayı ama anında fark edip karşı atağa geçti. Üstüne bir de onunla konuşmadan aldığım kararlar yüzünden çocuk gibi azar işittim. Kısaca Komşu Çocuğu takıntım ve Fatih arasında kafa karışıklıklarıyla gidip geliyorum bir süredir.

7 Mart 2018 Çarşamba

Daha kötü olmaz herhalde?

Sanırım yılın ilk çeyreği blogdan kopmak gibi bir huy edindim. Şubat ayına bir bakayım dedim ve hiçbir şey yazmadığımı gördüm! Bir şey olmadığından mı dersiniz, hayır bir şeyler oldu doğrusu ama nedendir bilinmez gelip yazmamışım. Şubat ayında neler mi oldu? İlk olarak benden duymaktan bıktığınız Komşu Çocuğu'nun sevgilisiyle tanıştım. Ayaküstü bir tanışma oldu ama kızın hal ve tavırları beni o kadar itti ki içim rahatladı. İçimin neden rahatladığını sormayın çünkü ben de pek bilmiyorum. Sadece Komşu Çocuğu ne kadar çekerse o kızdan ben o kadar mutlu olacakmışım gibi bir hissim var. Belki son atağımı onların ayrılığına yakın yapmak gibi bir plan vardır alt bilincimde ama o kısım biraz şaibeli. Bunun dışında şuan biriyle görüşüyorum. Benim başka birinde aklımın olduğunu biliyor o kişi ama kim olduğunu ya da nasıl biri olduğunu sormadı hiç ve açıkça ikimiz de aynı durumdayız dedi. Hatta "bırak çekeceksek ikimiz de aynısını çekelim belki karşılıklı düzeliriz" dedi. Kendisine sevgilim diyemem ama sıkça zaman geçirdiğimiz bir gerçek. Mine çocuğu hiç sevmedi hatta durumu bir üst seviyeye taşıyıp ondan abime bahsetti ve abim de kendisini hiç sevmedi... Hoş abim genelde benim yanımda kim olsa sevmiyor ama bu sefer "ama bu çocuk nefes alıyor!" diye saldırabilecek bir nefreti var, sebebini anlamadım. Geçtiğimiz pazar birlikte kahvaltı yapalım dedim diye 8'de kapıma dayandı ve beni o yeni uyanmış halde gördükten sonra bile kaçıp gitmedi ya sanırım her halimi kabul edebilir dedim içimden. Ben hazırlanırken ve o da salonda kedilerle oynarken abimin odasında uykusuna devam etmesi büyük şans oldu benim için yoksa peşimizi bırakmazdı. Bir de abimin yeni uyandığı bir anda tanışmaları da ciddi bir eksi olabilirdi ama Komşu Çocuğu'nun aksine o kedilerimle çok iyi anlaştı. Ki normalde benim kedilerimin biriyle anlaştığı pek görülmüş şey değildir. Neyse, arabanın içinde kahvaltı için nereye gitsek muhabbeti yaparken en son Salacak'ta yağmur yüzünden arabada kısılı kaldık. Zaman zaman önceden de vakit geçirdiğim biri olmasına rağmen onu o kadar tanımadığımı her konuşmamızda fark ediyorum. Bana Komşu Çocuğu'nu unutturmuş değil ama şuan için ne benim ne de onun öyle bir gayesi yok zaten. Başta onun ilgisini kullanıyorum gibi hissetmiş olsam da en azından bunun hakkında endişelenmemem gerektiğini kendisi açıkça söyledi. İkimiz de kartlarımızı açık oynuyoruz diyebilirim. Şu noktadan sonra yakın iki arkadaş mı oluruz yoksa bir şeyler denemeye çalışırken elimize yüzümüze mi bulaştırırız bilmiyorum ama zamanla görmüş olacağız artık. 

23 Aralık 2017 Cumartesi

Hata bende tabi

Komşu çocuğunu unutmak adına attığım kararlı adımlar sayesinde oldukça büyük yol kat ettiğimi düşünüyorum. Daha doğrusu düşünüyordum az önceye kadar çünkü çocuk şuan benim salonumda, arada benim de uyuyakaldığım koltukta sızmış durumda! Öyle bir masumluk ben hayatımda görmedim arkadaşlar. O kadar güzel görünüyordu ki abimi ve diğer arkadaşlarını dikkate almayıp geçip karşısına onu uyurken izleyeceğim! Şimdi olaya ortadan dalınca karşı komşumuzun neden bizde uyuduğunu merak edilmiştir tabi. Normalde ben sabah abimi arayıp bu gece Mine'nin evinde kalacağımı söylemiştim. Tabi benim yaşadığım birkaç kızsal durumdan kaynaklı rahat edemeyeceğim için kalma kararımı es geçip gece 12 gibi eve döndüm. Dairenin kapısını açar açmaz içeriden gelen bira ve sigara kokusundan anladım salonda bir oyun turnuvası döndüğünü ve herkese selam verip odama dönmemin iyi olduğuna karar verdim ki evde dişi bir varlığın olduğunu bilip sabah ona göre davransınlar. Salon kapısında dikilip herkese selam verirken oyun kolu elinde bir Komşu çocuğu görmemle şok oldum. Bir de ağzının kenarında sigara vardı ki gerçek anlamda şok oldum onu o şekilde görünce. Abim "sen bu gece dışarıda kalmayacak mıydın ya" diyince "iptal oldu döndüm, size iyi eğlenceler" diyip arkamı döndüm. O an abimin arkadaşlarından birinin "kız başına gece dışarıda nasıl bırakıyorsun kardeşini" diye sorduğunu duydum. Konunun ben olduğumu fark edince hemen mutfağa girip büyük bir sessizlikle neler söyleyecekler diye beklemeye başladım. O arada da sanki su alıyormuş izlenimi verdim kendime tabi. Abimin arkadaşının onu kınadığını belli eden cümlesi geldikten sonra bir başkası hatta Komşu çocuğundan bile "hiç kıskanmıyor musun sen şu kardeşini?" diye bir cümle duydum. Abim anında kendini savunmaya geçip yanında kalacağım arkadaşımın çocukluk arkadaşım olduğunu ve bana da her türlü güvendiği için dert etmediğini söyleyerek geçiştirdi konuyu. Zaten sonra da oyunlarına devam ettiler. Sohbetleri, kahkahaları, benim de biraz sancım olduğundan dolayı gözüme uyku girmedi tabi. Ağzıma minik bir şeyler atıp ilaç almak için mutfağa tekrar gittiğimde 2 saat önceki tayfanın neredeyse tamamının gittiğini gördüm sonra da kimler kaldı diye bakmak için kafamı salona uzattım ki o an gördüm Komşu çocuğunun koltukta uyuduğunu. İki kişi daha vardı uyuyan ama benim gördüğüm sadece Komşu çocuğuydu tabi. Bir anda abimin arkamdan gelip "ne yapıyorsun" diye sormasıyla korkudan çığlık basacaktım ama zor durdum. Elinde 3 tane battaniye vardı muhtemelen üstlerini örtüp kendisi de yatmaya gidecekti ki beni görünce durdu. "Ağrım var ilaç alıp yatacaktım da ne alemdesiniz diye bir bakayım dedim" anında. O an sanki benim onu izlediğimi anlayabilirmiş gibi geldi ki bu da beni biraz tedirgin etti doğrusu. "Anlamıştım zaten bir şey olduğunu yoksa hayatta Mine'yi bırakıp eve gelmezdin sen" dedi sonra da ilacımı içirip odaya yolladı. Artık ne kadar içmişse bir iyilik meleği olmuş çıkmış anlayacağınız. Neyse abim bir kenara, o kadar masum görünüyordu ki o karalıkta sadece televizyonun ışığı varken bile o kadar güzeldi ki. Tekrar ve tekrar gidip bakmak istiyorum. Ve buradan anlıyoruz ki onu unutmak adına hiçbir gelişme kaydetmemişim şu geçtiğimiz haftalar boyu...

3 Aralık 2017 Pazar

Emre de olmasa...

Ailemi "bizimkileri düğünden beri görmüyorum" bahaneleriyle birkaç gün darladıktan sonra hiçbir lafı kabul etmeden yine sırt çantamı alıp Emre'nin yanına gittim. Aslında Batu ve Defne de orada ama benim şu durumda ihtiyacım olan kişinin Emre olduğunu düşünerek direkt kimseye haber vermeden onun yanına gittim. Okul bitti, mezun olduk ama çocuk bir türlü ben ve benim iniş çıkışlarımdan kurtulamadı. En son sanırım yine bu zamanlarda Serkan yüzünden üzgündüm ama bu pek onun gibi de değil. Serkan'da kabul etmeyen, bizden olmaz diye direten bendim ama Komşu çocuğunda işler bir tık farklı. Salt bir platoniklik bu sefer ki onun acısı Serkan'da yaşadığımdan daha betermiş onu anladım. Bende bir sorun mu var? Neden o da benden hoşlanmıyor? Bu gibi anlamsız soruları kendime sormadan edemiyorum. Evet, biliyorum kimse kimseyi sevmek ya da hoş bulmak zorunda değil. Keza Komşu çocuğu da sırf ben ondan hoşlanıyorum diye benden hoşlanmak zorunda değil ama bunu beynim söylüyor, kalbim kabul edemiyor. Dün işten döndükten sonra apart topar birkaç giysi alıp çıktığımda hemen apartmanın kapısında karşılaştık Komşu çocuğuyla. Bırakma karar aldığımdan beri dersleri ekmeden kendisinden köşe bucak kaçtığımı fark etmiş olacak ki ayaküstü "artık pek görüşemiyoruz" diye konu attı ortaya. Çocuğun yüzüne bakıp "aa öyle mi? Hiç fark etmemişim" desem de ondan kaçtığım açık. Hafta sonu işim olup olmadığını sorduğunda neredeyse kendimi bir yıkım içinde hissettim. Oyun hamuru gibi oynuyor sanki ama işin özünde hiçbir şeyin farkında değil! Hafta sonu şehir dışında olduğumu söylediğim zaman bile yüzündeki o aptal gülümsemeyi kesmeden "o zaman dönünce görüşürüz" dedi. İstemiyorum! Kesinlikle görüşmek istemiyorum çünkü onun düşüncesizce benimle flört etmesi beni bitiriyor. Sırf bu yüzden Cuma gecesi Emre beni kapısında buldu ya zaten. Komşu çocuğuna göre önemsiz şeyler benim için önemli. Kendime bunu anlatmaya çalışıyorum ama pek başarılı olduğum söylenemez. Emre'ye göre zamanında yaşamadığım ergenliği şimdi yaşıyorum ki bana göre de öyle ama bu şu an yaşıyor olduğum gerçeğini değiştirmiyor. Neden benimle ilgilenmediğini düşünürken oturup ağlamış değilim şimdiye kadar ama içimdeki üzüntüyü bir şekilde dışa vurmak  gerekirse ona vurmak istiyorum. Her şeyi; tanışmamızı, dersleri, flörtlerimizi, eve dönerken yol uzatmalarımızı hatırladığım derece en ince ayrıntısına kadar anlattım Emre'ye ve Komşu çocuğu için söylediği tek şey "o çocuk salak" oldu. Evet! Kesinlikle katılıyorum! Ama bu ondan hala hoşlandığım gerçeğini değiştirmiyor. Emre'ye göre çocuk aslında her şeyin farkında ve ilgi hoşuna gittiği için benim açılacağım anı bekliyor ama bana ona açılmam için gereken cesareti vermediği için bıraktım ya zaten. Bence beni o şekilde görmüyor o. O farkında olmadan sadece yakın davranıyor ben de bir dur diyenim olmadığı için kendimi fazla kaptırdım. Bu da geçecek biliyorum, şuan biraz sarsmış olsa da geçecek...

30 Kasım 2017 Perşembe

Bu sefer bırakıyorum

Komşu çocuğunu bu sefer gerçekten bırakıyorum. Çocuğun bana karşı bir ilgisi yok bundan eminim artık. Bu kanıya nereden vardığımı soranınız olur illa diye açıklıyorum; gerçekten aptal değilse eğer ona olan ilgimi görebilirdi. Eğer ona olan ilgimi görmezden geliyor ya da önemsemiyorsa bu onun bana ilgisi olmadığını göstermez mi? Bence gösterir. A tabi bir de gerçekten kör/aptal olma durumu var ama eğer öyle bir sorunu varsa da benden bu kadar. Daha iki ay oldu derseniz de yeterliydi bence iki aylık deneme süresi. Hem geçen yazımda da yaptığım saçmalık yüzünden akşamın bir körü peşime adam takmış olmam da cabası. Sağlıklı hareket etmemeye başlıyorum ve böyle giderse ben daha kötü olacağım. Biraz sinirli biraz da üzgünüm şuan ama sanırım böyle olmasını kendime yediremediğim için böyle. Yani onun da benimle flört ettiği çok bariz noktalar vardı ve bu da beni ister istemez umutlandırmıştı. Bir anda bu karara nasıl vardığıma gelecek olursak eğer, bugün derste üzerinde çalıştığımız alıştırmada bazı noktalarda bariz hatalar yaptığım için şaşırdığını dile getirdi. Bu hatalar sürekli yaptığım hatalar değiller ama. Aynı ya da benzer bir parçada birbirine benzer ya da aynı olan bir yerde bazen çok güzel bazen de hatalı çalınca neden böyle olduğunu sordu. Ben de emin olmadığımı, bazen dikkatimin dağıldığını söyledim yüzüne bakarak. Sonra çalmamda yardım etmek ve beni yönlendirmek için tepemde dikilip yaya yön vermemde yardım etmeye başladı. Yayın hakimiyeti ondayken bir sorun yok ama eli hala elimde ama yay hakimiyeti bendeyken problemli... Neyse, kendimi zorladım sanki o kadar yakınımda değilmiş gibi düşünüp iyice odaklanıp çalmaya devam ettim. Daha sonra baktı sorunu çözdük arkamdan geçip diğer tarafımda yanımda durmaya başladı. Gördüğüm bir açıda değildi notalara baktığım için ama tam karşımda ayna varken ve onu pür dikkat beni izlerken görünce bu sefer de nota kaçırdım. Elini omzuma koyup "hadi Cha, yaparsın sen" dedikten sonra resmen kitabı görmemeye başladım. Çekmedi elini çünkü! Sevdiğim bir şeyi yaptığımı kendime hatırlatıp tekrar odaklanmaya çalıştım derken öyle ya da böyle dersi bitirdik. Yolda dönerken yine konusunu açtı "işle ilgili bir sorun mu var? Dikkatin çok dağınıktı bugün" diye. "Yo, bir sorun yok işle ilgili son zamanlarda" dedim biraz daha düşünüp "ben mi çok hareket ediyorum odada da senin dikkatin dağılıyor acaba" dedi. "O olabilir, bazen yay tutuşumu düzeltmek için aniden müdahale edince ya da kolumu, oturuşumu düzeltince şaşırıyorum" dedim. Aslında şaşırıyorum değil "heyecanlanıyorum" desem daha doğru olurdu ama o yine de "tamam, bundan sonra seni korkutmadan yaklaşırım" dedi ve şirin bir gülümseme sundu bana. Önceki gün apartmanın girişindeki minik bir demir parçasının parmağını kestiğini gösterdiğinde iyi bakmak için elini tuttuğumda bile kalbim yerinden çıkacak gibi olurken ders boyunca elimi, omzumu, sırtımı tutması tabi heyecanlandırıyor beni ve bir süre daha heyecanlandırmaya devam edecek ama bu şekilde tek taraflı bir ilgiyle devam edersem olan yine bana olacak gibi görünüyor. Yani anlayacağınız, ne komşuluğumuza ne de öğretmen/öğrenci ilişkimize bir zarar gelmeden bırakıyorum. 

13 Kasım 2017 Pazartesi

Benim hüsn-ü kuruntum mu yoksa?

Bugün ders çıkışı belki de ilk defa bir ışık gördüm! Hayır aslında ışık falan olmayacak kadar küçük bir şeydi ama bir ay oldu biz tanışalı bir arpa boyu yol gidemediğimiz için ben ışık diyorum. Durum şu ki çocuğun hafızası tam bir fil hafızası çıktı. Ben ne dediysem her şeyi saniyesi saniyesine hatırlıyor. Laf arasında bir keresinde işte olan minik bir tartışmamdan bahsetmiştim ben daha tatile gitmeden önce ve bugün ders çıkışı işlerin nasıl gittiğini ve o sorun yaşadığım çocukla durumun ne olduğunu sordu. Anlatırken nasıl önemsemediysem hatırlamadım başta ne tartışması olduğunu ama o bana birkaç detay verince anında hatırladım. "Ben unutmuştum bile sen nasıl hala hatırlıyorsun ya?" diye sordum gülerek hiç cevap vermeden bıyık altı bir gülüş sundu. Tek gülüşüyle pelte kıvamına gelmiyorum belki ama bakışlarımdaki değişimi kim olsa görür yani. Neyse baktım o bir ışık yaktı bana ben de şansımı deneyeyim dedim ve "geçenlerde neye o kadar sinirliydin ya, soracaktım o an ama zorlasam beni bile döversin gibi bir halin vardı" dedim -aslında tam bunu demedim ama aşağı yukarı böyle bir cümleydi- biraz bir şaşırdı gözleri falan açıldı sonra "önemli bir şey değildi ya kötü bir sınav sonrasıydı o sadece" dedi. Sonra da "hem ne olursa olsun sana bir şey yapmazdım canım, sana öyle gelmiştir" dedi. Normalde bu tür canımlar cicimlere karşı hep bir "2 günde ne canımı cicimi" tepkisi içinde olsam da ondan aldığım yüzle ben de aynı şekilde konuşmaya başladım. Normalde 10 dakikada yürüdüğümüz yolu dur kalklarla sohbetlerle yarım saatten daha uzun sürede yürüdük ki bizim çocuklar görse oturup ağlarlar "bizim Cha büyümüş de çocuğun tekini etkilemeye çalışıyor" derler. Gerçekten öyle bir duruma geldi ama halimiz ama. Ondan gördüğüm tek adıma karşılık koşar adımlarla gidiyorum. O durunca ani bir fren yapıyorum ve ona göre tekrar harekete geçiyorum. Biraz git gel bir durum içerisine girmiş olsam da şuan için elimden gelen başka bir şey yok. Hem hala yetiştirdiği ödevler var sanırım uykusuz görünüyor son zamanlarda. Evet şu cümlemle onu izlediğim izlenimini edinmiş olabilirsiniz ki oldukça doğru çünkü çocuk karşı dairemde oturuyor. Eve girip çıkarken bile göz ucuyla onların kapısını kesiyorum! Hem o da bir benzerini yapıyor sanırım, çünkü "Cha sana verdiğim ödevleri pek yapmıyorsun sanırım, hiç sesini duyamıyorum eskisi gibi" dedi bugün. Çellonun sesini duyabildiğini söyledi o evdeyken. Yani o da evi dinliyor diyebilmek istiyorum. Artık bir şeyler olacaksa olsun! Yok yani ya tavrını net bir şekilde ortaya koysun ya da böyle flörtlerle nereye kadar gidecek bilmiyorum. Hayır bir başkasını sevgili yapacaksa şuan ben daha fazla bağlanmadan yapsın ki yıkımım hafif olsun dimi ama.

7 Kasım 2017 Salı

Komşu çocuyla son durumlar

Bir kursa başladığım an ara vermiş olmam aslında benim için iyi olmamış olsa da (hem öğrenme hem de komşu çocuğuyla olan yakınlaşmam için) çok daha önceden planlanmış bir durum olduğu için el mahkum gittim tatile. Yanlış anlaşılmasın tatile gittiğim için kesinlikle pişman değilim ama komşu çocuğuyla hızlı başlattığım ilişkimizi biraz zora sokmuşum gibi bir durum oldu. Ben giderken çocuk yanımda daha rahat hareket ediyordu ama şimdi ilk tanıştığımız günkü gibi bir mesafe hissediyorum. Belki benim kuruntumdur ondan pek emin değilim ama konuşmaları bile biraz daha uzakmış gibi. Geçen gün ders çıkışında eve dönerken tatilimin nasıl gittiğini sorup minik bir konuşma başlattı ama devamı gelir şekilde değildi konuşmalar. Hani sanki o oltayı benim için atmış da geri kalan her şeyi ben yapmalıymışım gibiydi. Normalde böyle bir durumda benim bırakıp kendi yoluma dönmem gerekirdi ama biraz daha şansımı zorlamaya karar verdim. Friendzone sorun değil ama arkadaş bile kalamayacağımız, yüzüne bakmaya utanacağım bir noktaya gelmek istemediğime eminim. Şu an durumumuza ne nedir bilinmez ama öğretmen/öğrenciden bir tık yukarıda arkadaşlık sınırlarında geziniyoruz. Bugün neye olduğunu bilmediğim bir şeye hafif sinirliydi kapıda gördüğümde. Gayet güler yüzle ama yüz hatlarını pek sakin tutamadığı bir haldeydi. Sinirli halini bile görmek hoşuma gitti diyebilirim. Onda yeni gördüğüm her bir mimik beynimde farklı bir yere kazınıyor da asla unutmayacakmışım gibi geliyor. Normalde keskin yüz hatları olsa da karakter olarak oldukça yumuşak bir mizaca sahiptir kendisi ama bugün gördüğüm yüzü hatlarına oldukça uygun bir sertlikteydi. Gülümsemesi, konuşmaları her zamankinden farklı ama fazlasıyla hoştu. Açık konuşmak gerekirse şu an bile meraktan çıldırıyorum neye o kadar sinirliydi diye. Derste mi bir şey oldu? Yoksa çalıştığı yerde mi? Sanırım asla öğrenemeyeceğim...