Şuan kendi evimin salonunda evde yalnız olmamın verdiği rahatlıkla bir güzel yayılmış pineklerken üst komşunun telefon konuşmasına şahit olmak zorunda bırakılıyorum. Tamam, ikimizin de camı açık olduğu için sesin böyle gür gelmesi doğal bir şey belki ama yukarı çıkıp "NEDEN BAĞIRARAK KONUŞUYORSUN BE KADIN!" diyerek omuzlarından sarsmak istiyorum. Belki biraz hırpalarım da. Telefon çekmiyor bu yüzden camın önünde konuşuyor diyeceğim ama yok yani arada evi turluyor sonra tekrar camın yanına geliyor ki yaklaşık 40 dakikadır konuştuğu düşünülürse yeter artık beynim patladı. Koridora geçiyor ses boğuk geliyor falan ama sanki şuan benim evimin salonundaymış gibi konuşuyor. Bir de o kadar boş konuşuyor ki gel de çıldırma. Birazdan vileda sopasıyla tavana vuracağım o olacak ama onu da anlamaz karşılık verir kesin. Hayır bir de evde yeniyim diye çıkıp şikayet de etmek istemiyorum hemen yoksa ben gidince kadın yine annemle komşu olmaya devam edecek, sorun olacak aralarında. Kulaklığımı takıp kendimi soyutlamayı deneyeceğim artık ama o da olmazsa kulaklık falan takmaz komple bütün sokağa dinletirim müziğimle ne yapayım.
27 Eylül 2015 Pazar
25 Eylül 2015 Cuma
Duygusal olabiliyormuşuz biz de
Belki de yıllardır yaşamadığım duygusal anlardan birini yaşadım abimle. Hoş bu durum onun kendine öz hal ve hareketleriyle yaşanmış olsa da içerik olarak beklemediğim bir şeydi. Kurban bayramının ilk günü doğum günüm olduğu için kimseden hiçbir beklentim yoktu, zaten görüşmek istediklerimle önceden görüştüğüm için de kendimce triplere girmiyordum. Derken kurbandı yardımdı işleri erken bittiği için abim akşam "gel kahve ve pasta ısmarlayayım sana" dedi çıktık dışarı. Daha sonra Mine'nin bana ve Yelda'nın da abime yazmasıyla onlar da katıldı aramıza. Yelda yanında şehir dışında yaşayan kuzeniyle gelince onunla da tanışmış olduk Mine'yle çünkü abim onunla zaten önceden tanışmış. Neyse güzel güzel sohbet edip üzerinde minik bir mum diktiğimiz küçük pastamla günü sonlandırıp eve döndük. Akşam abimle odada Yelda ve ilişkileriyle ilgili konuşurken ondan gelen mesajla abim bir sinirlendi. Sonra hızını alamadı kendi odasına geçip onu aradı. İş baktım tartışmaya gidiyor erken müdahale amacıyla (merakımdan değil kesinlikle...) abimin odasının kapısına gidip gizli gizli dinlemeye başladım. Yelda'nın abimi bir şeye ikna etmeye çalıştığı çok barizdi çünkü abim sürekli "istemiyorum, olmaz öyle şey", "saçmalama, öyle bir şeye izin vermem" dedikten sonra "kardeşimin pezevenkliğini mi yapmamı istiyorsun sen?" dedi ve ben de yalandan kapıya vurup odaya girdim yatağa oturup telefonu kapatmasını bekledim. Zaten ben de gelince telefonu kapatıp karşımdaki sandalyeye oturdu. Önce doğal olarak neden tartıştıklarını ve o "pezevenklik" olayının ne demek olduğunu sordum. O da "boş ver" ya da "önemsiz" derse benimle de tartışacağını bildiğinden Yelda'nın kendisine kuzeniyle benim aramızı yapmayı önerdiğini söyledi. Ona "neden bu kadar sinirlendin? Kıpkırmızı olmuşsun" dediğimde bu sefer beni yanlış anladı "ne yani ayarlasın mı Yelda? Hoşlandın mı iki dakikada çocuktan?" diye çıkıştı. Öyle olmadığını sadece neden bu kadar sinirli tepki verdiğini sordum çünkü daha önce yanımdaki erkekleri hiç dert etmedi ya da böyle tepki vermedi. Nereden çıktı da tuttu bu abilik damarı diye merak ettim doğal olarak. Sonra başladı artık büyüdüğümden, yanımdaki kişilerle çocukça bir ilişki yaşamayacağımın farkına vardığından ve bundan rahatsız olduğundan bahsetmeye. Söylediği hoşuma gitti başta sonra kimse mi olmayacak yanımda sen rahatsız hissediyorsun diye dedim. Sürekli yanımda olmayacağın bir ilişkin olsun dedi. Sanırım Yelda kafasında abim, o, kuzeni ve benim olduğum dörtlü bir grup oluşturup bunu da abime dile getirdi. "İleride çok sevdiğim biri olursa seninle tanışmasın, onunla aran iyi olmasın mı diyorsun yani?" dedim bu sefer de "öyle değil, tanıştıracaksın tabi ben görmeden olmaz ama yanımda mıç mıç olursanız döverim o çocuğu" dedi. Gittim sarıldım hemen böyle hissettirmemişti daha önce diye sonra "e evlenirsem ne yapıcam pardon da gizli saklı mı yapacağım her şeyi" dedim güldüm ama o gülmedi "sen yine gözümün önünde öpüp sarılamazsın ona" dedi. Normalde laf eder "hayır efendim sen bana karışamazsın" diye çıkışmam gerekirdi çünkü normal şartlar altında bir Cha öyle yapar ama bu sefer içim pamuk pamuk olduğu için "zamanı gelince dert edersin onu boşver şimdi" dedim ve konu kapanmış oldu.
Bir tarafta ablam bana potansiyel sevgili ararken diğer tarafta abimin bunları bloke etmeye çalışması beni biraz eğlendirdi desem yalan olmaz. Bir de abimin kendini benden çok daha büyük görüyor olması da ayrı bir gülme konum ama alıştım artık bu duruma çünkü 26 ay onun için çok çok önemli. Seviyorum ben bu çocuğu ya. Kendisi aşık bir öküz olsa da seviyorum yani.
Mim: Zor sorular
Erkek arkadaşıyla tanışması, ilişkiye başlaması ve birlikte yaşadıkları anıları yazıp kitap okur gibi kendine bağlayan Sonsuza Dek Mutlu beni şurada mimledi. Kendisine buradan da tekrar çok teşekkür edip zor sorularıma başlıyorum.
1) Bu gece öleceğinizi bilseniz bazı insanlara bazı şeyleri söylememiş olmanın pişmanlığını hisseder misiniz? Peki neden söylemediniz?
Sanırım bu gece ölsem öyle bir sıkıntım olmayacakmış çünkü "keşke ...'ya şunu söyleseydim" dediğim bir şey bulamadım. Ama birine bir şeyi söylemediysem o şey ya karşımdaki üzülmesin diyedir -ki konu üzerine düşünüp en az üzecek şekilde dile getirmeye çalışırım- ya da utangaç olduğum anlardan birine denk gelmiştir onun da o anının geçmesi gerekiyor yoksa bazen parmaklarıma kadar kızarıyorum bazense sanki her gün yaptığım bir işi yapıyormuş gibi umursamaz oluyorum. Dengesizim biraz.
2) Günün birinde çocuğunuzun doğduğu hastanede bir yanlışlık yapıldığını ve çocukların karıştığını öğrenseniz, kendi çocuğunuzla sizin büyüttüğünüz çocuğu değiştirir misiniz?
Değiştirmem. Değiştiremem daha doğrusu, yıllarca kendi çocuğum sanıp büyüttüğüm, sevdiğim, ilgilendiğim bir çocuk o ne de olsa. Sırf kan bağım yok diye sanki bozuk mal gibi değişim mi yapacağım, olmaz öyle şey. O çocuğu da tanırım, yakın davranır, severim ama onun anca teyzesi gibi sevdiği biri olurum, kendi çocuğum yıllarca baktığım çocuk çünkü. He ama olur da çocuğum orada kötü muamele görüyorsa, mutlu değilse onu da yanıma almak isterim. Kardeş kardeş büyürler birlikte.
3) Hayalinizi süsleyen bir yerde bir hafta tam porsiyon, harika bir tatil için uçan bir kelebeği yakalayıp, ayaklarınız ve kanatlarını koparır mıydınız?
Ya aslında soruyu ilk okuduğumda "koparırım" dedim ama nereye koparıyorum, ben yağmurda topraktan çıkıp kaldırıma doluşan salyangozlar ezilip ölmesin diye tek tek toprağa geri koyuyorum. Kaldı ki bir kelebek yakalayacağım, o minicik bacaklarını tutup koparacağım sonra yetmeyecek kanatlarını koparacağım? Yapamam ben. Vicdanım el vermez yapmaya.
4) Bir yemeğe davetlisiniz ve önünüze tanımadığınız bir yemek konuyor. Tuhaf haline ve pek iştah açıcı görünmemesine rağmen tadına bakar mısınız?
Yemeğin içeriğini öğrenmeden ağzıma bile sürmem. Kokusu kötü olmadığı sürece yiyebilirim herhangi bir şeyi ama içinde et olmadığından kesin emin olmam gerekiyor. Yoksa davetmiş misafirlikmiş yok yani o içerik bilinecek.
5) Sevdiğiniz biri için yalancı şahitlik yapar mıydınız? Örneğin bir yayaya çarptığında, direksiyonda dalga geçtiğine rağmen, çok dikkatli kullandığını söyler miydiniz? (anne, baba, eş, sevgili)
Bu tür konularda hep kaçan tarafı oynamışımdır. Yani şahitlik yapmam. Konu hakkında ne gerçeği söylerim ne de yalan söylerim, kaçarım bir köşeye beklerim kimseye bir şey söylemem. Öteki türlü o çarptığı kişinin durumu yüzünden ya da o yakınımın başı benim yüzümden yandığı için içim içimi yer bitirir.
6) Yetişme tarzınızda değişiklik yapma imkanınız olsa ne değiştirirdiniz?
Yani bence olmuşum ben, yetiştirebilmişler de bu soruyu anneme sormak lazım. Yok yani o kesin bir şeyler bulup söyler çünkü.
7) Eviniz ve içindeki eşyalarınız yanıyor. Ailenizi, kendinizi ve köpeğinizi kurtardıktan sonra bir kez daha içeri girme şansınız var. Ne kurtarırsınız?
Kedilerimin ikisi de çıktıysa çantamı ve taşınabilir hard diskimi alırım. Zaten aşağı yukarı aynı yerdeler, biri masanın üzerinde öteki masanın ilk çekmecesinde. Şanslıysam yani bilgisayarım topluysa onu da düşünebilirim ama muhtemelen o an yüzüne bakmam onun. Ama her şeyimin içinde yedeği olan hard diskimi kaybedersem muhtemelen depresyona girerim.
8) Yarın sabah başka birinin kimliğinde uyanma olasılığınız olsa, bunu değerlendirir miydiniz? Kimi seçerdiniz?
Zor oldu bu baya... Bu durum ölene kadar için mi geçerli yoksa geçici mi o kısım önemli. Geçiciyse birilerinin yerine kısa süreliğine geçebilirim. Bu kim olur emin değilim ama muhtemelen onun için derdi tasası olmayan birini seçerim. He eğer kalıcı bir şeyse yok ben böyle iyiyim 22 yıldır iyi idare ettim bir başkasının düzenine ayak uydurmakla uğraşılmaz.
23 Eylül 2015 Çarşamba
Orada bir yerlerde biraz "saygı" olacaktı...
Benim çok saygılı, muhteşemlik örneği bir insan olduğum söylenemez ama ne olursa olsun toplum içinde yapılmaması gereken şeylerin farkında olarak bunları elimden geldiğince uyguluyorum. Bu konuya girmemdeki sebep de bugün gittiğim sinemada yanımda oturan genç kızın -ki benim yaşlarımda olduğunu düşünüyorum- sürekli olarak çevreye verdiği rahatsızlık. Yerime geçerken aslında kızın bacak bacak üstüne attığı bacağını sürekli ön koltuğa vurmasından biraz sorunlu olduğunu anlamıştım ama önceki uyarıp kız oturma şeklini değiştirince sorun ortadan kalkar diye düşünmüştüm. Reklamlar sırasında sürekli yanındaki arkadaşıyla konuşan kızlardan biri benim yanımdakine "telefonunu sessize aldın mı" diye sormuş olmalı ki benim yanımdaki sorunlu kız "niye sessize alayım ki? İnsanlar mı rahatsız olur hah" diye gevrek bir dille arkadaşına cevap verdi. Arkadaşı "ben rahatsız olurum ses çıkarırsa" dedi bu sefer ama kız telefonu sessize almak için hiçbir şey yapmadı... Neyse dedim film sırasında da aynı saygısızlıklara devam ederse uyarırım şimdi durup dururken tatsızlık çıkarmanın anlamı yok dedim ki zaten film arasına kadar bir sorun da çıkmadı. Ara verildiğinde kızın telefonu bir çaldı sonra film başlayana kadar konuştu hatta film başladı o da konuşmaya devam etti! Kolunu dürtüp "biraz sessiz olabilir misiniz" dediğimde de "tamam tamam kapatıyorum" diye bir cevap aldım. Tamam, insanlara karşı soğuk biri değilimdir ama bu nasıl bir cevaptır ya? Daha sonra zaten filmi sıkıcı bulduğu için sürekli şekil değiştirdi durdu. Hayır yani beğenmediysen kalk git ne diye çevreni rahatsız ediyorsun dimi ama. Yok ama o ısrarla filmin sonuna kadar kaldı! Başkalarına karşı saygılı olmak bu kadar mı zor anlamıyorum. Kabul ediyorum ben de bazen toplum içinde olduğumu unutup sesli konuşabiliyorum ya da gülebiliyorum ama bu şekilde bir saygısızlık... böylesi resmen kasıtlı ve sinir bozucu. Sanki salon kendininmiş gibi davranması ve bizim de o film için para verdiğimizi hiçe sayarak davranması falan iyi çıkışta o sinirle dövmedim kızı.
Etiketler:
kişisel post,
saygısızlık,
sinema,
sinirlendim,
telefon
22 Eylül 2015 Salı
Çocukların ahlakını bozuyorum
Aslında durum başlıktaki gibi değil pek... Yani öyle ama ortada kasıtlı bir şey yok. Olay tamamen benim isteğim dışında gelişti çünkü ben demedim küçük kuzenime "al bilgisayarımı sims oyna" diye. Bana bırakmışlardı benim cimcimeyle birlikte ablasını o da çok sıkıldı ve istedi diye oyunu açtım verdim bilgisayarı. Başta tablette sürekli oynadığı oyun olduğu için sorun yaşamadı patır patır götürdü oyunu ama daha sonra ingilizcesi olmadığı için benden yardım istedi. İlk önce çocuk yapmayı unuttuğu için karakterlerinin çocuk yapmasını istediğini söyledi ben de aldım oyunu elime iki saf temiz kızı sağıma ve soluma alarak salondaki üçlü koltuğa kuruldum. Daha sonra bir baktım ki kuzenin yaptığı karakterler evli değil... "Tatlım bunlar evli değil önce evlendireyim mi?" diye ilk sorumu sordum ama yanlışmış bu durum çünkü kız şok oldu "çocuğu evli olmadan yapabilirler mi ki?" diye. Haydaa... dedim 10lu yaşlarındaki kıza şimdi anası babası neyi ne derece anlatır bilemeden ne denir ki diye kaldım. Daha sonra "oyunda yapılır" dedim "tamam o zaman bebek yap" dedi, karakterleri yakınlaştırmaya başladım. İstediklerini yapıyorum, alıyorum falan oyun ilerlerken karakterlerin ikisi de öncelikli isteklere first kiss düştü. Ben de dedim demek zamanı geldi şu ikisini öpüştüreyim diye ama ikinci şok dalgası burada çıktı "evli değiller ama öpüşüyorlar..." diye. Hiç duymamış gibi yaptım saf temiz kız ve bilmesi için erken. Şimdi gider özenir falan önüne geleni öper sonra suçlu ben olurum diye. Daha sonra kızların yanından kalktım geçtim içeri bebek yapma işini hallettim ve o hamile kalma belirtisi olan malum melodiyi duyup oyunu kıza tekrar verip kitabıma döndüm. Kuzenim biraz daha oynadıktan sonra tekrar beni çağırdı ve öncelikli isteklerde fazla puan getiren şeyi nasıl yapacağını sordu. Bir baktım adam evlenmek istiyor, tamam dedim bu kolay zaten sevgililer. Aldım tekrar oyunu evlilik teklifini yaptırdım verdim tekrar. Saatlerce oynadıktan sonra bilgisayarla tekrar yanıma gelip bebeğin nasıl yapıldığını sordu ben de birazdan bakacağımı söyleyerek elimdeki kitabın bölümünün bitmesini bekledim. O da o arada çözdü tabi yaptı ikinci bebeği. Bir de kıkır kıkır bir tiplere girdi bakıyorum karakterlerini seviştirdiği için kıkırdamış. İçimden de diyorum o an ben de simsi o yaşlarda oynuyordum ama o zamanlar sims 1 vardı ve pek bir şey yoktu bir de şimdi her şey açık. Bu oyunu bu kıza vermekle ne kadar iyi bir şey yaptım diye. Benim tipik battı balık yan gider düşüncemle aldım götürdüm karakterlerin yaşamlarını. Hatta evlilik teklifinin yeterli olmadığını bir de evlenmeleri gerektiğini unuttuğum için ikinci çocuk da evlilik dışı oldu ama olsun bunun oyunda olduğunu bilmesi yeter. Neyse ki evlendiler rahatladı kuzenim. Hep de "evli değillerken başka kızlarla konuşmasın" dedi durdu erkek karakteri için... Çocuk olduğu için böyledir umarım diyorum çünkü ileride de böyle düşünürse yandık. "onların bebekleri var kızı aldatmamalı, onlar evlenecek" demesi var bir de. En başta dese evlendir öyle çocuğu yap diye belki bunlar yaşanmayacaktı ama onun dediklerini yapmıştım ben... Neyse aklımın her köşesine not ettim ama "çocuklara sims yok!" diye. Zaten dayımla sıkıntım var benim gerçekten çocukları bozduğumu düşünüyor bir de bunlar tuz biber olmasın duruma.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



